"Unutmak için evvela hatırlamak şart!
Yola çıkarken neyi unutacağımızdan
büsbütün emin olmamız gerekir. Bazen zihin, sahibine türlü oyunlar oynar.
Hafıza, yaşanmış gerçekliği parçalara ayırıp değiştirir. Biz bütün kuvvetimizi hilekâr hatırayı unutmaya harcarken; hakikat, aklı terk etmek yerine, yeniden ortaya çıkıp hayatımızı altüst edeceği güne kadar bir yerlerde gizlenir. Bu nedenle evvela neyi unutmak istediğimizi hatırlamamız icap eder.
Mevzubahis aşk olunca, kadınların müthiş intikamcı yaratıklar olduğuna dair türlü çeşit tevatür mevcuttu. Sanırım, kırık kalplerimizi başka kalpler kırarak, hatta onları parçalayıp çiğ çig yiyerek onaran cadılar olduğumuz filan sanılıyordu. Külliyen yalan, hurafe, vesvese! Bir kere, kırılmış kalbin öcü zinhar alınamıyordu.
Çünkü başka bir kalbi kırmak, öbürünü tamire yaramıyordu.