Çünkü etrafındakileri mübalağalı gülücüklere boğanlar ve
çevresindekiler tarafından tebessümle yıkananlar başta olmak üzere herkes, aslında kimse tarafından pek de umursanmadığını iyi bilir. Bütün o vıcık vıcık samimiyet gösterileri, manasız sohbetler, hep bu galiz hakikati örtmek için değil midir? İnsanların azıcık iyi niyet görünce ne yapacağını şaşırması boşuna mı? Alışık değiller. Velhasıl, kendilerini hakikaten sevenleri bunun için cezalandırmakla onlara pelüş ayıcıklar gibi sıkı sıkı sarılmak arasında gidip gelirler.
Beyinde boş arazi gerektiğinden değil, biteviye üzüntüden yaka silktiğinden unutmak istiyordu insan. Artık acı vermeyecek olduktan sonra, ömür boyu hatırlamanın kime ne zararı vardı?