Her mülkiyet biçiminin farklı bir siyasi yapı yarattığını ileri süren Simon, tarih bir sosyal fiziktir. Sınıf tezatlarından kurtulan toplumda Saint-Simon insanın insanı sömürmeyeceğini, insanların el ele vererek tabiatı istismar edeceklerini söyler. Bir sınıfın diğer bir sınıf üzerindeki baskısını sağlayan devlet de, sınıfsız bir toplumda ortadan kalkacak ve kişilerin hükümeti yerine eşyanın idaresi geçecektir.
Toplumu yönetenlerin, mülkiyet rejiminde değişiklik yapmakla görevli oldukları, liberal iktisatçıların aklından bile geçmez. Saint-Simon’a göre,’’ Devlet çalışamayacaklara yardım, çalışabileceklere iş sağlamalı, böylece işçilerin hayatını güven altına almalıdır.’’ Hayat ve iş: İşçilere tanınan bu iki hak: Saint-Simoncu sosyalizmin ilk tohumları.
Yarışma zevkini azgın bir savaş haline getiren, kuvvetin her yolsuzluğuna alkış tutan, zengini kanma bilmez arzularla kıvrandıran, yoksulu ölüme terkeden rekabet, burjuvazide servet hırsını, tefeciliği, en zalim ve kaba taraflarıyla materyalizmi geliştirecekti. Liberalizmin benimsediği iktisat doktrinlerinin özü: dağıtımı düşünmeden mal üstüne mal yığmaktı. Devlet endüstriye karışmayacaktı. Kalbi yoktu bu doktrinlerin. Güçlüyü koruyor, zayıfı tesadüfün kaprisine bırakıyorlar.
LOUIS BLANC