Okumak, yeni şeyler öğrenmek her zaman en iyi başetme yöntemim oldu. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğum bu günlerde de yine kitaplara sığınıyorum.
Charlie; 32 yaşında ve IQ’su düşük , özel gereksinimli bir birey. Ve onun ağzından dinliyoruz hikayeyi. Hikayenin öyle ilgi çekici ve öyle akıcı bir dili varki begenmemek elde değil. Onu diğerlerinden ayıran özellik IQ’sunun dışında denek olarak kullanilması diyebiliriz. Tek isteği başta ailesi ve diğer herkesin gözünde kabul görmek ve bunun için de zekasının diğerleri gibi olması… Bu hikayeyi okuduğum da ne yaparsan yap insanların seni olduğun gibi kabul etmeyeceği gerçeğiyle tekrar yüzleşmek oldu, çünkü dışlamak ,yargılamak ve etiketlemek biz insanlara mahsus en büyük özelliğimiz… Egomuzu, psikolojimizi, kibrimizi kısacası insanlığımızı sorgulatıyor. Kendimizden daha az zeki olanları aşağıladımızı biliyorduk ama ya bizden kat be kat daha zeki olanlardan korktuğumuz ve kendimizi yetersiz gördümüz gerçeğini ? Bir insanı olduğu gibi sevebilmek icin zekaya ihtiyaç var mıydı ?Çok etkilendiğim bir eser oldu. Keyifli okumalar dilerim .
Not: Lütfen eğer vaktiniz olursa Algernonun arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olur mu ?