Hedwig

Geçip gitmede ömür... Umutlar hep yarın, yarın, yarın!... Tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüler... Aklını başına al kardeş! Günü, bugün say; ölüm ki kaşla göz arasında; ölüm ki dudakla söz arasındadır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Herkese kendi rengindedir ölüm... İyi de görünür parlak bir aynada, kötü de!... Aynada güzeldir güzelse yüz, çirkin yüz de çirkin elbet! Ölümden korkup kaçıyorsan eğer, kendi çirkinliğindir seni kaçıran...
Aklın tutsağıdır duygu, akıl da ruhun... Duru bir ırmağı andırır ruh, tertemiz bir ırmağı... Maddi düşünceler ve nefse ilişkin arzular da ırmağın üzerini kaplamış bir avuç çerçöp... Eğer bir yana itiverirse aklın eli o çerçöpü, ırmak kendini gösterir, berrak ve duru... Dünya arzuları kaplarsa suyun yüzünü eğer... Eğer hayvani arzular baskın olursa tende... Nefis gülmeye başlar o vakit ve akıl ağlamaya... Aklı hakim ve duyguları mahkum olan kişidir uyanıkken de rüya gören ve kendisine göklerin kapıları açılan...
Dağ ile konuşmak, rüzgar ile konuşmak aslında insanın kendisiyle konuşması demekti. Bazen balta vurulan kuru odunlar hüzünleri, bazen dalları çiçeklenen ağaçlar sevinçleri, bazen uğultulu esen rüzgarlar sancıları dillendirir de kah sizi ağlatır, kah sevindirirler. Gözyaşının da, sevincin de kendi içinizde olduğunu bilirsiniz. Eşyanın lisanı hakikatin lisanıdır çünkü, hiç yalan söylemez.
O zamanlarda gönlüm çalkantılı denizde bir sandaldı. Ne yana gideceğini bilmeyen, küreği ve yelkeni kırık bir sandal...