Hedwig

Hedwig

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
40 günde okudu
·
2015 123. kitabı
Can Dündar
8/10 · 2.114 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Hepiniz kişisel yaşamınızı bir kenara koyup çok çalışabileceğinizi kanıtladınız ama unutmayın ki, ölüm döşeğindeki birinin 'Keşke işime biraz daha zaman ayırabilseydim' dediği duyulmamıştır. Çocuk sahibi olacak kadar şanslıysanız, onların göz açıp kapayana kadar büyüyeceklerini ana babalarınız size söyleyecektir. Buna ben de tanıklık edebilirim. Çocuklarımıza hikaye okuma, onlarla balığa çıkma, yakalamaca oynama ve birlikte dua etme fırsatını Tanrı ancak belli ölçülerde bahşeder bize... Bunlardan birini bile kaçırmamaya özen gösterin. Nasıl olsa işiniz, çocuklarınız gittikten sonra bile orada sizi bekliyor olacaktır." Bu konuşmadan altı hafta sonra yaşlı avukatın intihar haberi geldi. Kimbilir neyin pişmanlığıyla kıymıştı canına... Hayata veda ederken en çok kiminle vakit geçiremediğine yanmıştı kimbilir...
Ömer'in onu kurtarmış olduğu fakir hayata bir daha dönmeye hiç niyeti yoktu. Bu hayatta iki tip insan vardı: Ezenler ve ezilenler! Kendisi bir daha hiçbir zaman ezilenlerden olmayacaktı. Okula giderken İstanbul'un pis gri yağmurları altında saatlerce otobüs beklemiş ve çamur sıçrata sıçrata önünden geçen otomobillerdeki insanların mutluluğunu gözlemişti. Her şey parayla oluyordu...
Ne kadar uğraşırsa uğraşsın giyimiyle,davranışıyla,kapıda bekleyen şoförü ve BMW'siyle o mahallede bir süper star gibi görünüyor ama nedense annesiyle babasının bunu pek önemsemediği duygusuna kapılıyordu. Sanki hâlâ evin eski kızıydı o. "Necla Hanım" değildi. Durup durup rahat olup olmadığını, kocasının ona iyi muamele edip etmediği sormaları sinir bozucu bir şeydi. Hatta yemekten sonra annesi mutfağa gittiğinde babası ona bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sormuştu. Kendisini kocasının parasına muhtaç hissetmesinmiş, ne de olsa arkasında ailesi varmış, dara düşerse babasının biriktirdiği parayı kullanabilirmiş. Necla bu sözlerden önce dehşete düştü, sonra da içine bir acıma duygusu yayıldı. " Kaç para biriktirdin baba?" diye sordu. Adam gururla," bankada tam iki buçuk milyar lirası" olduğunu söyledi. Necla," Acaba babam bunun İstanbul' un iyi lokantalarında bir akşam yemeği parası olduğunu biliyor mu?" diye düşündü. Önce bu uçurumdan dehşete düştü ama sonra nedense birdenbire babasının çelimsiz omuzlarına sarılıp ağlamaya başladı. "Sağ ol baba, sağ ol, teşekkür ederim!"