İttifakla kabul edilmiş olanları yerine getiren ve ihtilaflı olanlarından uzak duran kişi, eğer yaptığı bir şeyin haram ol- duğuna inandığı hâlde onu yaparsa günahkâr olur. Eğer o şeyin haram olduğuna inanmıyorsa onu yapmakla günahkâr olmaz. Çünkü eskiden beri Müslümanlar bu hususta ittifak etmişler- dir. Buna göre Şâfiî mezhebinde olan biri, inandığı şeye uygun olarak kadınlara dokunduktan sonra abdest almayan bir Ha- nefi'yi kınayamaz. Bir Hanefi de inancına uygun olarak kan aldırdıktan sonra abdest almadan namaz kılan bir Şâfiî'yi kı- nayamaz. Şâfiî mezhebinde olan biri de inancına uygun olarak şahitler olmadan evlenen ve namazda Fâtiha suresini besmele- siz olarak okuyan bir Mâlikî'yi kınayamaz.
Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar." (Sad, 38/4), "Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da kâfirler şöyle dediler: Bu şaşılacak bir şeydir." (Kāf, 50/2)
Ancak garip olan şeye şaşılır. Gözünde hakkın garip ve şaşılacak şey sayıldığı kimselere yazıklar olsun! Gözünde garip olan bâtıla şaşıp onu garipseyenlere ne mutlu!
Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?" (Mäide, 5/84)
Allah'ın salih kulları arasına katılmayı ummak onların yo- lunu tutmaya vesiledir.