Ey maddiyatın ağır ve üzücü ızdıraplariyle bunalan ruhlar!
İşte size, yaranızın merhemini sunuyoruz. Bu büyük isimlere gönüllerinizi veriniz. Samimiyetiniz nispetinde faydalar görecek, şimdiye kadar söylenmemis. işitilmemiş, kitaplara yazılmamış nice hakikatlere ereceksiniz. Kazancınız hulûsunuza göre olacaktır. Allah'in tevfikı refik olursa bu isimlerin bereketiyle zâlimler hakka boyun eğer, münkirler ikrâra döner, câhiller ârif olur, ariflerin irfânı artar, cimriler cömert kesilir, hasetçilerin içindeki ateş söner, hele şirkin her çeşidi yüreklerden silinir. Evet, bu isimler insanlara sanki şöyle bir ihtar yapıyor: Allah'ı bilmeli, birliğine inanmalı, emrini tanımalı, rızâsına ermeyi en ileri gâye tutmalı, hele hiçbir mahlûku hâlık derecesine çıkarmamalı.
İttifakla kabul edilmiş olanları yerine getiren ve ihtilaflı olanlarından uzak duran kişi, eğer yaptığı bir şeyin haram ol- duğuna inandığı hâlde onu yaparsa günahkâr olur. Eğer o şeyin haram olduğuna inanmıyorsa onu yapmakla günahkâr olmaz. Çünkü eskiden beri Müslümanlar bu hususta ittifak etmişler- dir. Buna göre Şâfiî mezhebinde olan biri, inandığı şeye uygun olarak kadınlara dokunduktan sonra abdest almayan bir Ha- nefi'yi kınayamaz. Bir Hanefi de inancına uygun olarak kan aldırdıktan sonra abdest almadan namaz kılan bir Şâfiî'yi kı- nayamaz. Şâfiî mezhebinde olan biri de inancına uygun olarak şahitler olmadan evlenen ve namazda Fâtiha suresini besmele- siz olarak okuyan bir Mâlikî'yi kınayamaz.