"İnsanlar! Allah'tan kesin bilgi ve sağlık isteyiniz. Çünkü kesin bilgiden sonra sağlıktan daha üstün bir şey insana verilmemiştir. Allah'tan bu ikisini isteyin."
(Tirmizi Dua: 105; İbn Mace Dua: 5.)
İnsanın İyilik Yapmasını Sağlayan Dürtüler
Kötülükte sözkonusu olan bu durum aynen, hatta daha ileri derecede iyilikte de söz konusudur. Nitekim Yüce Allah, "Müminlerin Allah'ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir..." buyurur. (Bakara, 2/165) Çünkü iyilik dürtüsü daha güçlüdür.
a) Vicdan Dürtüsü:
İnsanda, iman etmeye, bilgiye, doğruluğa, adalete ve emanetleri yerine getirmeye çağıran bir dürtü vardır.
b) Yarışma Dürtüsü:
İnsan aynı şeyi başkasının, özellikle de benzeri birinin yaptığını görünce, özellikle rekabet duygusuyla içinde başka bir dürtü daha doğar. Bu, övgüye değer ve güzel bir harekettir.
c) İyilere Katılmayı Arzulama Dürtüsü:
Mümin ve iyilerden aynı işi onaylamak ve katılmak isteyeni ya da yapmadığında hoşlanmayanları görünce de insanın içinde üçüncü bir dürtü doğar.
d) İyilerin Dostluğunu Kazanma Dürtüsü:
İyiliği emrettiklerinde ve bu yüzden iyiyi yaptığında dost ya da yapmadığında düşman olduklarını ve kendisini cezalandırdıklarını görünce, içlerinde dördüncü bir dürtü doğar.
Ey maddiyatın ağır ve üzücü ızdıraplariyle bunalan ruhlar!
İşte size, yaranızın merhemini sunuyoruz. Bu büyük isimlere gönüllerinizi veriniz. Samimiyetiniz nispetinde faydalar görecek, şimdiye kadar söylenmemis. işitilmemiş, kitaplara yazılmamış nice hakikatlere ereceksiniz. Kazancınız hulûsunuza göre olacaktır. Allah'in tevfikı refik olursa bu isimlerin bereketiyle zâlimler hakka boyun eğer, münkirler ikrâra döner, câhiller ârif olur, ariflerin irfânı artar, cimriler cömert kesilir, hasetçilerin içindeki ateş söner, hele şirkin her çeşidi yüreklerden silinir. Evet, bu isimler insanlara sanki şöyle bir ihtar yapıyor: Allah'ı bilmeli, birliğine inanmalı, emrini tanımalı, rızâsına ermeyi en ileri gâye tutmalı, hele hiçbir mahlûku hâlık derecesine çıkarmamalı.