z e y n e ب

z e y n e ب
@mcnn21
﷽ °•. °•. °•. Sürdüğün iz, âkıbetindir.. 17.03.2019 **Evli
Bazı çocuklar oynadıkları, güldükleri ve çok eğlendikleri için suçlu hissettirilir. Bazı çocuklarsa diğer kardeşlerinden daha akıllı ya da daha güzel oldukları için suçlu hissettirilir. Bazılarıysa sırf dünyaya geldikleri için suçlu hissettirilir. Bu insanlar genellikle hayatında intihar düşüncesi olan veya intihara teşebbüs eden kişilerdir. Kazara hamile kalmış annelerin çocuklarında ya da başka bir sebepten çocuğun istenmeme durumunda görülen biçimi budur. Bu tip insanlar sürekli etrafından özür diler. Hayatta var oldukları için özür dilerler. Kendilerini sırf yaşadıkları için bile suçlu hissederler.
Reklam
Dışarıya verdiğimiz sözlü ve sözlü olmayan mesajlarla insanlara bize nasıl davranacaklarını öğretiriz. Giydiğimiz sweatshirtteki mesaj gibidir: "Beni incit" ya da "Vur bana" veya "Ben sevilecek biri değilim. Bu şekilde, neye inanıyorsak o gerçekliği yaratırız. Ve işte bu yüzden, bizi sevecek birini hayatımıza çekmeden önce, kendimizin sevilecek biri olduğumuza inanma- mız gerekir
Birinin bizi sevdiğini kanıtlamasına o kadar odaklanırız ki, bütün o süre boyunca sevilebilir biri olduğumuzu kabul etmeyi beceremeyiz. Birçok in- san sevgiyi hak etmediğini hissederek ilişki üzerine ilişki harcar ve onlara verilen sevgiyi kabul edemez. Yani, başarılı ilişkilere giden yol, kendimizi sevmekten geçer.
CELLADINA NEDEN AŞIK OLURSUN?
Şiddete maruz kalmış kadınlar için yıllarca bir sığınma evi yönettim ve hayatımdaki en zorlayıcı deneyim bu oldu. Oradaki çalışanlar (kurtarıcılar) kurbanların kocalarından ya da sevgililerinden (zorbalardan) kaçmasına yardım ederdi. Kadın ve çocuklarını gizli yerlerde tehlikeli dramdan saklama sürecinde sıklıkla yer aldık. Eşinin işte olduğu saatleri denk getirme umuduyla kadınların eşyalarını polis eşliğinde evlerden kurtardık. Karısını ve çocuklarını geri almaya elinde silahıyla gelen adamlar oldu. Çocukların okula gitmeleri için gizli rotalar kullandık. Onları saklamaya ve "kaçırmaya" harcanan bunca enerjiden sonra kurbanların kaçınılmaz bir şekilde zorbaya yerini söylemesi işin bizi en fazla hayal kırıklığına uğratan kısmıydı. Genellikle kadınlar personelin haberi olmadan kocalarını gizlice telefonla arıyordu. Tabii hastaneden çıkınca veya morarmış gözleri iyileşince çoğunlukla kocalarına dönüyorlardı. O zamanlar şunu anlayamıyordum: Zorbalık yaptıktan sonra koca, "muhtaç durumdaki" karısı için hemen "kurtarıcı" durumuna geçiyordu. Karısının gönlünü almak için çiçek ya da çikolatalar getirip olanlardan ötürü ne kadar üzgün olduklarını söylüyorlardı. İşte sevgi ve acı bu noktada birleşiyor. Kurbanlar sadece sevgiyle acıyı birbirine karıştırmıyor; sevgiyle karşındakinin sana acımasını da karıştırıyor. Onların "sevgi” veya ilgi gösterebildikleri tek an karşısındakine acıdıkları an olduğu için bu ancak diğer kişi acı çektiğinde gerçekleşiyor. Aile içi şiddet kurbanı, bu "ilginin" bir şekilde devam edeceğini bilerek acıya bağımlı hale gelir. Aile içi şiddeti kötüleştiren tam olarak bu koşullardır. Sonunda kadınlar yine istismarcı ilişkilerine döndüklerinde, yardım edenler (kurtarıcılar) kendilerini çaresiz, kurban gibi hissederler. Sığınma evlerinde çalışan çoğu
Sayfa 68
Bakmayın siz cimrilerin 'yokluktayım/darlıktayım' söylemlerine...
Onlar bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlardaki (hakların) dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir.Allah iyilik yapanları (ihsan sahiplerini) sever.» (168)
Reklam