Sevgili okur
KDY 'de yayına giren üçüncü kitabım olan #Araf ile okuyularla birlikte edebiyatın sınırlarını zorlayan bir yolculuğa çıkmayı arzuluyorum.
Bu romanı yazarken, geleneksel anlatı kalıplarının dışına çıkarak, iç monolog ve bilinç akışı gibi deneysel tekniklerle, farklı bir okuma deneyimi sunmayı amaçladım.
"Araf", sadece bir bilim kurgu romanı değil, aynı zamanda felsefi bir sorgulama, sosyolojik bir analiz ve psikolojik bir inceleme oldu. Romanın türünü belirtmek gerekirse, bilim kurgu, felsefi roman ve psikolojik romanın deneysel bir karışımı, biraz ütopik ve biraz da fütüristik bir roman.
Bu romanda, kahramanımız ile birlikte kendi bilinçaltımızın da derinliklerine iniyor, en gizli korkularımız, hayallerimiz ve özlemlerimizle yüzleşiyoruz. İç monologlar ve bilinç akışı sayesinde, zaman ve mekan kavramlarının bulanıklaştığı, gerçek ile hayalin iç içe geçtiği bir dünyada birlikte yolculuk ediyoruz.
Kahramanımızın yaşadığı kimlik bunalımı, yalnızlık ve ait olma isteği, tahmin ediyorum ki iç dünyanızda da derin yankılar uyandıracak.
Romanın seyri boyunca, beklenmedik sürprizlerle karşılaşacak olan kahramanımızın, yaşadığı dönüşümü adım adım takip edeceksiniz.
Kahramanımızın Araf'da karşılaştığı durumlar, onun dünya görüşünü kökten değiştirecek deneyimler yaşamasına neden olacak.
Bu romanda, geleneksel anlatı kalıplarını kasıtlı olarak yıkıp yeniden inşa etmeye çalıştım. Zamanın doğrusal akışı yerine, anılar, rüyalar ve hayallerin iç içe geçtiği bir zaman algısı yaratmaya gayret ettim.
Bu romanla birlikte edebiyatta farklı bir türü deneyimledim. Bu deneysel romanın okuyucu nazarında başarılı olup olmadığı, bu tarzı beğenip beğenmediği ve bu türdeki bir yazın şeklinin, klasik roman türü ile kıyas edildiğinde hangi türün daha tercih edileceği, benim için