Yapılan bir başka çalışmada katılımcılardan bir doktor ile hastanın yaptığı görüşmelerin videolarını izlemeleri isteniyor. Bir grubun izlediği videoda doktor, hasta ile görüşürken tam emin olamadığı bir tanıyla ilgili daha doğru bilgi verebilmek adına görüşmenin bir noktasında ara verip kitapları karıştırıyor. Ardından konuya ilişkin bilgi veriyor. Diğer grubun izlediği videoda ise doktor, kendinden gayet emin bir şekilde konuya ilişkin yanlış da olsa bilgiler vererek hastaya durumu anlatıyor. Peki, bu görüntüleri izleyenler hangi doktoru daha güvenilir buluyor? Elbette ki kendinden emin şekilde yanlış bilgileri veren doktoru. Düşünün, konu sağlık, yani bir doktorun yanlış teşhisinin ya da yanlış bilgilendirmesinin hastanın hayatına mal olabileceği bir durum var ortada. Bu durumda hepimiz doktorun bilgisinden emin olmasını isteriz. Ama bunu eyleme döktüğü anda verdiği bilgilere olan inancımızı, hatta doktorun bilgisine olan güvenimizi kaybediyoruz. Bizlere yanlış bilgiler veren ama kendinden emin olan doktoru tercih ediyoruz. İşte sanırım şimdi iş yerinizde hiçbir iş yapmayan ama boş özgüveniyle yükselen o kişinin basamakları nasıl bu kadar hızlı çıktığını daha net anladınız.