Arthur Kostlerin deyimiyle, tüm bu buluşcuların uyurgezer olduklarına ilişkin bir anlam ya da duygu vardır. Belki de onlara Frankensteinlar, tüm sürece de Frankenstein Sendromu diyebiliriz. Birisi, özel ve sınırlı bir amaç için bir makine yaratır. Fakat bir kez makine yapılınca, bazen korkuyla, genellikle rahatsızlıkla, daima da şaşkınlıkla makinenin kendi fikirleri olduğunu keşfederiz. Makine sadece alışkanlıklarımızı değil, Innisin göstermeye çalıştığı gibi zihinsel alışkanlıklarımızı da değiştirmede oldukça güçlü etkide bulunur.