Hi,why'd you only call me when you're high?
Müzik
Heft Reng Kurdî sepana me li ser play Storeê ye
play.google.com/store/apps/deta... Silav hevalno, em sepanek bi zimanê Kurdî çêdikin, û beşdarî, piştgirî û beşdariya we di vê pêvajoyê de dê pir bi qîmet be. Armanca me ew e ku bi rêya wêjeyê Kurdî, hem wekî çand û hem jî wekî ziman, bi awayekî çalaktir tevlî jiyanê bikin. Ez pêşdebirêkî takekesî me; tîmek an budçeyek min a mezin tune ye, lê bi beşdariyên we, ev proje dikare were pêkanîn. Merhaba arkadaşlar Kürtçe bir uygulama yapıyoruz bu süreçte katkılarınız desteğiniz gelip katılmanız çok kıymetli olacaktır. Amacımız kültür ve dil olarak Kürtçeyi daha aktif olarak edebiyat diliyle de hayatın içine dahil etmek ben bireysel bir geliştiriciyim. Öyle devasa bir ekibim ve bütçem yok anca katkılarınızla bu proje hayat bulabilir.
Kurdî
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz? Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın? Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın! Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan. Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk! Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk! Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın? Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez... En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez! Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin; Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman, Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan, Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Billie Eilish-WILDFLOWER
Things fall apart and time breaks your heart I wasn't there, but I know She was your girl, you showed her the world You fell out of love, and you both let go She was cryin' on my shoulder All I could do was hold her Only made us closer until July And I know that you love me You don't need to remind me I should put it all behind me, shouldn't I? But I see her in the back of my mind All the time Like a fever, like I'm burning alive Like a sign Did I cross the line? Mm, hm Well, good things don't last (good things don't last) And life moves so fast (life moves so fast) I'd never ask who was better (I'd never ask who was better) 'Cause she couldn't be (she couldn't be) More different from me (more different from me) Happy and free (happy and free) in leather And I know that you love me (you love me) You don't need to remind me (remind me) Wanna put it all behind me, but, baby I see her in the back of my mind (back of my mind) All the time (all the time) Feels like a fever (like a fever), like I'm burning alive (burning alive) Like a sign Did I cross the line?
Şarkı
Bring Me To Life - Evanescence
youtu.be/3YxaaGgTQYM?si=... güneşli, sıcak havalarda üzerine (yağan) yağmur serinliği gibi hissettirebiliyor.d
Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım; Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım. Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı, Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı. Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl... Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım; Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım! Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd, Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd, 0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu. Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi; Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi! -Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin; Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ? 0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun; Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun, Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen, Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen. Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın, Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın. Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda; Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda, Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır? Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır? Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım: Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!