İnsanlar Ravka için savaşıyorlar çünkü Kral öyle emrediyor, çünkü aldıkları maaş ailelerinin karnını doyuruyor, çünkü başka seçenekleri yok. Senin için savaşacaklar çünkü seni kurtarıcıları olarak görüyorlar. Senin için aç kalacak, kendi hayatlarını ve çocuklarının hayatlarını feda edecekler. Korkusuzca savaşa gidip mutluluk içinde ölecekler. İnanç en büyük kudrettir. İnancın yönlendirdiği bir ordu da en kudretli ordudur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu dünyada her şeyin bir rengi vardı; bir kimliği. Ayırt ediciydi renk. Sınıflandırmak ya da tanımak için birebirdi. Ama gercekten, öyle miydi? Renk bir kartvizitten ibaret miydi bizim için?
Siyahı ve beyazı tenin, ırkın rengi yaptılar aslında mevzubahis kahvenin tonları olsa da. Gözlerde maviyle yeşile renkli dediler sadece. Damgalar bastı insanlar renklerle. Siyah ve beyazın olmadığı bir dünyaya keskin sınırlar çizdiler, bayrak yaptılar onlardan. Renklerin ahengini anlayamayanlar basitleştirdi ve aynı zamanda çıkmaza sürdü her şeyi. Herkesin kanı kızıl akarken renklerden bir ağ ördüler insanlığa, ön yargıya koca bir taht hazırladılar.
Başkalarının kötülüğüyle kirleniyorum.
Kalbim katrana bulanıyor, damarlarıma artık kan değil irin pompalıyor. Bunu görebiliyorum. Her atışında çatlaklarla dolan kalbin ardında turuncu alevler kabarıyor. Şişiyor, şişiyor ve patlatıyor. Geride sadece ateş var. Sadece ateş.
Yanıyorum.
Kalbimdeki ateşle yıkanıyorum!
Ben; Gaia ve Uranüs'ün Titaniçe kızı; toprağı besleyen, dünyaya hayat veren denizler ve suların Tanrıçası. Okeanos'un karısı, okyanusların hanımı. Derelerin, akarsuların ve tüm su nimfalarının annesi. Ben hiçlikle çalkalanan dünyayı ehlileştiren, ben dünyaya bakmak ve yalnızca iyileştirmek için gelen; ben Ezeli Su'yun Titaniçesi Tethys'im.