Hakim’in Yolculuğu kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitap Hakim’in ailesi ile İstanbul’da son bulmuştu. İkinci kitabın neredeyse çoğu ülkemizde geçiyor. Hakim’in Lübnan’da başlayan hikayesi Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, İsviçre ve en sonunda da –şimdilik- Fransa’ya uzanıyor. Bu kitapta İstanbul’da hayatta kalma mücadelesini ve kaçak olarak Yunanistan tarafına geçme çabasını görüyoruz.
İstanbul’a gelmeleriyle ufak tefek işlerde çalışmış ancak bir türlü dikiş tutturamamıştır. Çaresizce başka yollar ararken, daha iyi olacak düşüncesiyle ailesi Fransa’ya geçer. Önce Abdurrahim, sonra Najmehin Fransa’ya gidişiyle küçük çocuğuyla tek kalan Hakim için içinden çıkılmaz günler başlamıştır. Umutla belgelerinin gelmesini, Fransa’ya kabul edilmesini beklerken ömründen ömür gider. En sonunda daha fazla beklemek istemeyen Hakim, kaçak olarak Yunanistan’a geçmeye karar verir.
Çizerin ustalıkla anlattığı hikayeler insanı derinden sarsıyor. Çaresizliğin ticaretini yapan insanlar, garip prosedürler, hemen her yerde hissettikleri ikinci sınıf insanlık, kendilerine hak görülen kötü davranışlar… Fabien Toulme muazzam bir hikaye anlatıcısı. Hikayeyi yer yer o kadar güzel destekliyor ki okuyanın bir an olsun başını kaldırmasını engelliyor. Hikaye çok duygusal, ancak Toulme dozunu o kadar güzel ayarlıyor ki acıma duygusunun önüne geçiyor.
Dünyanın açık ara en çok mültecisini ağırlayan ülkemiz, insanların Avrupa’ya geçişi için önemli bir durak. Serinin son kitabı mayıs ayında çıkacak, şimdi onu bekleyelim.