Taçlar, adalar, paniler, el yapımı mücevherler, çevrede ün salmak, dünya çapında şöhret... Hepsi aynı. Hiçbirinin maddi değeri yok. Ruhu tatmin ettiklerinde çok kıymetli şey, bunda başarısız olduklarında on para etmezler.
Bir insan yapmak zorunda olduğu iki ya da iki düzine şey arasında tek biri için azıcık daha güçlü isteğe sahipse, iyi ya da kötü olması fark etmeksizin, kesinlikle o tek şeyi yapacaktır. Eğer iyiyse, vicdan muhasebesinin tüm aldatmaları bile , dürtünün gücünü zerre kadar yükseltemez ya da kişinin eylemden alacağı rahatlık ve tatmini aratmaz.
Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz. İstisnasız tüm durumlarda, bu bizi de rahatsız etmeye başlayana kadar, diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız.