Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çok kirlenir Ve insan en çok göğe vurgun Sonra zifiriliğe Şiire Ve hep Allah’a Uçmayı öğrenmeden Göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz Ah şu yalnızlık Kemik gibi Ne yana dönsem batar Çünkü kırıldım Avuç uçlarıma kadar Cahit Zarifoğlu
Senin için yazılmamış olanı arzu etmek her gün kalbini vazgeçmeye mecbur bırakmaktır
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz… C. Zarifoğlu
İleti
1 saattir çayım bitmiş kalkıp doldurmaya üşendim. Mecbur evlencez artık. Hanımın çayını doldururken benimkini de doldururum.
Herkesi sevmek zorunda değilim. Herkese içten davranmak gibi bir derdim de yok. Bazı insanlar var....Yanında durunca bile insanın ruhu daralıyor.Bakışları yapmacık,konuşmaları samimiyetsiz,karakterleri yorgunluk gibi. Sırf hayat mecbur bıraktı diye aynı ortamdayız. Yoksa normal şartlarda selamımı bile esirgerim. Ben kimseyi kırmamak için susuyorum, ama sustuğum şeyi sevdiğimi sanmayın.Mesafem sessizdir benim.İçimde yer vermez,gönlümde iz bırakmam.Kalabalığın içinde yan yana dururuz belki... ama ben çoktan sizden uzaklaşmış olurum.
Bu hayatta en çok ahlak dersi verenlerin Ahlaksızlığa çok meyilli olduklarını farkettim Kapalı toplumların , inancın etkisinde büyüyen insanların önceliği daima dinin kısatladığı şeyler olmuştur . Bazı toplumlar için sırdan olan şeylerin Onlar için sıradışı olması onları heycanlandıran şeyler olmuştur . Sade bir örtünün altında kendisini saklamaya mecbur kılan inancın Fırsat bulduğunda o örtünün aslanlar tarafından parçalanmasına izin verildiği görülmüştür . Doğanın ahlak anlayışı vebinancın ahlak anlayışı çok farklıdır