mecelle

mecelle
@mecelle
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Hükümet tekkeleri kapatmadı; onlar zaten kendi kendilerini kapatmışlardı. Hükümet boş mekânları kapattı." Kapalı Çarşı'dan geçerken, karşılarına, tanıdıklar¬dan bir dükkâncı çıkmış: - Efendi Hazretleri, dua edin de Allah, Muham-med Ümmetini kurtarsın! Bir levhaya yazılıp kıyamete kadar bakılmak değerinde, bir cevap vermişler: - Siz bana Muhammed Ümmetini gösterin; ben de size onun hemen kurtulduğunu haber vereyim... Nerede o ümmet?. 2. Dünya Savaşına girmeyeceğiz vesika usülü gelecek. Almanlar için, Polonya işgalindeki zulümlerini duydukları zaman: -Eğer zulme başladılarsa, dediler; halleri haraptır. Şimdiden neticeyi kaybettiler. İngilizler hakkında buyurdular: "- İslâm düşmanı olduğu halde, bilmeksizin İslâm ahlâkına en yakın Avrupalı millet... (Büyük Doğu)da çıkan hadîs meali şöyleydi: "Allah'a itaat etmeyene itaat edilmez." O zaman Ankara'da gördüğüm Hasan Âli, bana ne demiş olsa beğenirsiniz: «— Bu hadîsi neşretmek, bize itaat edilmez demektir.»
24 Temmuz 1923: Lozan antlaşması imzalandı. Lozan'daki görüşmeler esnasında TBMM'de sert tartışmalar oldu. Rauf Orbay'ın başında bulunduğu hükümet de, Lozan'da Türkiye'yi "başmurahhas" sıfatıyla temsil eden ismet İnönü'ye imza yetkisi vermedi. Bunun üzerine imza yetkisini TBMM reisi Mustafa Kemal verdi. 11 Ağustos 1923: TBMM ikinci devresi açıldı. Milletvekilleri yemin etti. Birinci devre TBMM'de yer almış olan sarıklı milletvekillerinin hemen hepsi bu meclise giremedi. Ayrıca Lozan antlaşmasına karşı çıkmış olanların da çok büyük ekseriyeti bu yeni mecliste yer almadı. Bu meclisin teşekkül etmesine yol açan seçimin belli başlı hususiyeti şunlardı: Seçim, "Açık rey, gizli tasnif' esasına göre yapılmaktaydı. Yani reyler sandık kurulunun önünde açıkta verilmekte, ama tasnifi, sandık kurulu üyeleri kendi aralarında yapmaktaydı. 4 Mart 1925: Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı. Fethi Okyar Başkanlığındaki hükümet bu kanun teklifini kabul etmeyeceğini açıklamış, bunun üzerine bu hükümet düşürülmüş ve İsmet İnönü başkanlığında yeni bir hükümet kurulmuştu. Kanun 79a karşı 82 oyla kabul edildi, (üç rey farkıyla) Bu kanun, hükümet görüşüne aykırı her türlü düşünce ve faaliyeti yasaklamaktaydı. Ayrıca kanun gereğince iki İstiklâl Mahkemesi kurulmuştu. Mart 1925: Takrir-i Sükun kanununa dayanılarak çeşitli illerde neşrolunmakta olan birçok dergi ve gazete kapatıldı. Bazı gazeteciler İstiklal Mahkemesi'ne verildi. Nisan 1925: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının İstanbul'daki merkez ve şubeleri arandı. Bütün vesikalarına el konuldu. İstiklal Mahkemesi Doğu Anadolu'daki bütün Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası teşkilatlarını kapattı. Ankara İstiklal Mahkemesi de, parti programının 6. Maddesinde yer alan; "Parti, efkar ve itikâd-i dini- yeye hürmetkardır" ifadesini, "irtica