verda

anlaşılan o ki, bazı deneyimler zamandan bağımsız bir şekilde içimizde hüküm sürer. sanki yaşamadığımız bir depremin artçı sarsıntılarına katlanırız. yani terk edilmekten korkuyorsak yalnızlığın, aşağılanmaktan korkuyorsak utancın, itilmekten korkuyorsak karşılık verememenin, kontrolsüzlükten korkuyorsak dağılmanın, yetersiz kalmaktan korkuyorsak muhtaçlığın çaresizliğini belki de çoktan yaşadık. beynimiz, o gün savunmamızı yıkan ve bizi tarumar eden çaresizliklere karşı aşırı bir hassasiyet geliştirdi. öyle ki, bugün bize anımsamadığımız çaresizliğimizi hatırlatan sinyalleri görür görmez tetikleniyor ve üstümüze korkular salıyor. zaten yaşamış olduğumuzu yeniden yaşamamak için...
Sayfa 195 - mundi·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
çünkü insan, duygulardan oluşuyordu, başına gelmiş olaylardan değil. nazikçe yazdı: "hayatlarımızı en baştan başlayarak yeniden yaşamanın yolu, o duygulara yeniden nasıl bağlanabileceğimizi keşfetmekti."
Sayfa 193 - mundi·Kitabı okudu
"biz insanlar," der yalom, "anlamı olmayan bir dünyaya fırlatılma talihsizliğini yaşamış, anlam arayan yaratıklarız."
Sayfa 80 - mundi·Kitabı okudu
bize kötülük eden insanlara duyduğumuz kızgınlığın altında, bunlara izin verdiğimiz için kendimize yönelttiğimiz kızgınlık da yatar. bu nedenle unutmak, karşımızdakini yok sayarken kendimizle barışmak anlamına da gelebilir. zira bazen kızgın kalmak, hâlâ "onunla" kalmaktır. kızgınlığımızdan vazgeçmeyiz çünkü hâlâ onunla kalmayı isteriz. büyümemek için ebeveynlerine kızmayı sürdüren yetişkinler gibi...
Sayfa 77 - mundi·Kitabı okudu
şarkının canımı yakması, insanların anlayamamasından kaynaklanmıyordu. sorun, anlatabilecek yeterliliğe sahip olmama rağmen kendimi ortaya atacak kadar cesur olmamamdı. bu kadar sene saklanmış olmak içimi acıtıyordu. ama en önemlisi, yıllar yıllar evvel de geç kalmış hissediyordum. insanın sekiz yaşından beri bir şeylere geç kaldığını düşünmesi ne garip. nasıl bir sistemde yaşıyoruz? "çoğu insan tamamen doğmadan ölür," der eric fromm ve ekler: "yaratıcılık, ölmeden doğabilmek demektir." psikanalistin yaratıcılıktan kastı eşsiz eserler vermek, inanılmaz performanslar sergilemek değildir; kendi hayatı için, belirsizliğe rağmen o adımı cesurca atmaktır. nietzsche'nin aslandan çocuğa dönüşmemiz gerektiğini söylediği gibi, yaratıcılık tavırdır. konfor alanından, rutinden, alışkanlıklardan vazgeçip en korkunç olanı yapmak, neremiz sancıyorsa oraya dalmak demektir.
Sayfa 65 - mundi·Kitabı okudu