Ben bir şeyim yokmuş gibi davraninca etrafımdakiler de bir sorun yokmuş gibi hareket etti.Söylememiş olmama rağmen sanki anlamışlar gibi, üzerime titreyerek teselli etmeye çalışıp ne kadar endişelendiklerinden
bahsetmediler. Beni olduğum gibi kabul ettiklerini hissettim.Kendimi açıklamak için çırpınmadım ve o an olduğum kişiyi reddetmedim.
Çevrelerinden birkaç kişi "O eleştirmen iyi yazıyormuş” derse, hemen gerçekten iyi yazan bir eleştirmen gözüyle bakıyorlar.Söylentiler metnin kendisinden önce geliyor, biliyor musun?"
Bu hayatı ilk defa tecrübe ettiği için düşüncelerle savaşıp endişelere kapılıyordu. İlk kez yaşıyor olduğu için hayatı böylesine değerliydi. İlk olduğu için yaşamımızın nasıl sonaereceğini de, beş dakika sonra neyle karşılaşacağımızı da bilemiyorduk.
Ryota'nın niçin bu denli beceriksiz olduğunu düşünmeye devam etti. Elbette hayatını ilk defa yaşamasından kaynaklanıyor olmalıydı. Bir yazar olmanın hayalini de ilk defa kurmuş, sevdiği eşi tarafından da ilk defa terk edilmiş, biricik oğlu için de ilk defa yetersiz bir babaya dönüşmüştü. Bu yüzden o kadar beceriksizce hareket ediyor, beceriksizce konuşuyor ve yalnız görünüyor olmalıydı.