Eğer bir yazı oyucusu tarafından, yazarı o yazıya götüren düşünme yolu keşfedilme amacıyla okunur ve bu okunmadan ‘hazır formüller’ yerine bir yaklaşım yöntemi, bu yöntemin meseleleri alanlarında bazı faydalar elde edebilirse sanırım her şey yerli yerine oturmuş demektir.
Gerçekler çeşitli, gerçeklikler farklı farklıdır.
Fakat hakikat tektir ve bu ‘bir’ olan hakikata iki gerçeklik alanının ‘tek’ kalınmasını başarmak yoluyla ulaşılır.
Dünya hayatında ne başarabilir isek meselesi olanlarla başaracağız.
Hal yollarını kendimizin bulacağı meseleler karşısındayız: Müslim de, mü’min de, muhsin de olsak üç meseleyle, üç zor meseleyle yüzyüzeyiz.
Müslüman olarak da, insan olarak da sözlerle, bütün sözlerle alakamız var. Münasebetsizlikten dinimiz sebebiyle kaçınıyor, sözlerle sözlerin hakkını verecek münasebeti ancak ağzımızdan çıkanı kulağımız işittiği zaman kurabiliyoruz. Ne dediğimizi bilmekle mükellef olduğumuza kanaat getirişimiz de Müslüman şahsiyet kazanmaktan duyduğumuz memnuniyetin tezahürü sayılıyor.