Kalb, şu bünye kafesinde bir kuş gibidir. Ve bir şişe içinde saklı inciye benzer; hazinede gizli muteber bir meta gibidir. Bakılacak şey, kafes değil, içindeki kuştur. İçindeki inciye bakılmalıdır; şişeye değil. Hazinedeki muteber nesne dururken, duvarına, kerpicine bakmak neye yarar.
İnsan kendi kendini yoklamalı, sabrederken bende değişen ne oldu? Şükrederken bende ne değişti? Sabrederken isyana mı savruluyorum, şükrederken şımarıyor muyum; kibre kapılıp kendimi kaybediyor muyum?
Yaşamak benim için bir sevinç oluyorsa, bu, bana bağışlanmış hayatı, bağışlayanın rızası uğruna ve o doğrultuda sersebil edebildiğim içindir. Sevinci, bu rızaya mazhar olmanın dışında tutmak isteyen, sadece hüsranı tadar.