mefkure

Eğitimli öğrenimli insanlar kitapların içindekilerini oku­yanlardır. Düşünürler, dahiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar, doğrudan tabiat kitabından yararlananlardır.
Say
Reklam
“.....bir yazar sözcüklerini ve söyleyiş biçimlerini kesip daraltmak yerine düşüncelerini genişletmeye çalış­malıdır. Eğer bir insan hastalıktan iyice zayıflamışsa ve ar­tık eski elbiseleri ona çok büyük gelmeye başlamış ise, ça­re onları kesip daraltmak degil, saglığına kavuşarak eski beden yapısını tekrar bulmaktır, ki o vakit bunlar onun üzerine tam olarak oturacaktır.”
Say
iki tarih vardır, biri siyasetin, diğeri edebiyat ve sanatın. il­ki iradenin, ikincisi aklın tarihidir. Bundan dolayı ilki genellik­le irkiltici ve hatta dehşete düşürücüdür; korku, dehşet, sıkın­tı, tehlike, hile, tezgah, düzen ve en masse korkunç katliam­lar. Buna mukabil diğeri her yerde zevk verici, sakin ve asu­dedir, tıpkı kendi başına akıl gibi, hatta böyle bir tarih yanlış yollardan söz etse bile böyledir. Onun ana dalı felsefe tarihi­dir. Bu gerçekte onun (bütün seslerin altında yer alan) pes perdeden sesidir, notaları diğer tarih türünde de işitilir ve hat­ta burda bile esas itibariyle görüşlere yön verir; fakat bu dün­yayı yönetir. Bu yüzden doğru olarak anlaşıldığında felsefe, her ne kadar çok yavaş işlerse de en kuvvetli maddi güçtür.
A. B. Schlegel :
Eskileri, zamana meydan okuyarak çağları aşıp gelmiş olan eskileri okuyun büyük bir dikkatle, yenilerin onlar hakkında söyledikleri pek bir anlam ifade etmiyor. (Yenilerin eskiler hakkında yazdıklarını değil de asıl kaynağından beslenme...)