Mehir

Az görüşen bir anne kız gibiydiler. Aralarındaki o bilindik anne-kız gerginliği sönmüş sanki kız uzaktayken, evleri ayırınca dişil öfkeleri durulmuş, daha geniş bir saksıya alınmış bir bitki gibi çiçek açmış ilişkileri, ferahlamışlar. Özlemişler de sanki birbirlerini, birbirini çok özlemiş iki insanın sevecenliği vardı üstlerinde; ayrı geçen zamanda bütün kavgalarını unutmuş, her şeyi affetmiş, insan etinin ağırlığından sıyrılmış, yüreği hafiflemiş iki insan gibi oturuyorlardı karşımda.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Güzellik hayatı mucizesini fark edip umut içinde nefesimizi tuttuğumuz anlardadır ve hayat böyle anlarla doludur. Karanlığın içinde parıldarlar. Elimizi uzatıp onlara dokunmamızı beklerler.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Alıntı
Batı’daki kendi gücünü eline alma fikri daha iyi biri olup içimizdeki milyarderi keşfetmemizi, vücut yapmamızı, çalışmamız, seviye atlamamızı gerektirir. Bize şu anki halimizin yeterli olmadığını söyler. Kurtuluş süsü verilmiş bir kendinden nefret etme halidir.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Alıntı
Elini uzatan taraf hep sen olmak zorunda değilsin. Bazen de birilerinin sana el uzatmasına izin verebilirsin.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Ruh sağlığına dair iniş ve çıkışlardan söz edilir. Dağlardan ve vadilerden. Yeryüzü şekillerini kullanan bu türden benzetmeler bana mantıklı geliyor. Hayatta da dik inişler ve zorlu çıkışlar olduğu aşikâr. Fakat en net manzaranın vadinin ortasından görünmediğini unutmamak da çok mühim. Yeniden yükselebilmek için kimi zaman tek yapmanız gereken ilerlemeye devam etmektir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı