Kitabın yazım tekniğine lafım yok. Bana göre Mehmet Rauf'un teknik bakımdan başarılı tek eseri. İçerik ise bana göre oldukça sıkıcıydı. Suad ve Necip'in aşk olarak adlandırdıkları bu duyguya güzelleme yapmak saçma geliyor. Yazarın bu aşkı uygun gösterme çabalarını da samimiyetten ve gerçeklikten uzak buldum.
Sonuç olarak teknik bakımdan başarılı, içerik bakımından başarısız bir eser bana göre.
Bu kitabı bir roman olarak değil de daha çok naturalist bir romanın nasıl yazılacağını öğretmeye çalışan bir eser olarak görüyorum. Ama asıl hoşuma giden nokta, bu kitabı okurken yüz küsür yıl önce yaşamış Ahmet Mithat ile sohbet edebildim ve büyük keyif aldım. Eserin bende bıraktığı iz budur.
Edebiyat Yazıları serisi içerisinde en beğendiğim kitaptı. Rimbaud ile ilgili tespitler ve IV. Murat ile Hafız Ahmet Paşa arasındaki yazışmalar çok hoşuma gitti.
Yaklaşık 1 ayda sindire sindire okuduğum, yıllardır okumadığım için ezikliğini yaşadığım eser.
Eserle ilgili tabi ki de olumlu eleştirilerim ağırlıkta. Ancak öncelikle rahatsız olduğum noktaları dile getirmek istiyorum.
Yazar olay akışını çok fazla kesmiş. Modern romanda pek onaylamadığım bir durum olsa da Victor Hugo bunu biraz da zorunluluktan yapmış. Waterloo Savaşı, Fransız mimarisi ve özellikle Paris'in sokak sokak tasvir edilmesi, Fransız tarihi ile gelenek ve görenekleri ayrıntılı bir şekilde anlatılmış. Fransız olmayan birisi için ve özellikle Paris'i bilmeyen bir insan için kavraması zor açıklama ve tasvirler olarak değerlendirdim bunları. Ancak mesela Waterloo Savaşını ve savaş sonundaki yağma olaylarını bilmeyen bir insan için Marius'un Thernadier'i neden ısrarla aradığı, ona neden kendini borçlu hissettiği kolay kolay somutlaşamaz.
Kişilerin büyük çoğunluğu başarılı bir şekilde hem fiziksel hem de ruhsal açıdan betimlenmiş. Birbiriyle alakasız gibi gözüken bu insanlar çok güzel bir araya getirilmiş. Özellikle Jean Valjean, Javert ve Thernadier karşılaşmaları mantık çerçevesi içerisinde başarılı bir şekilde okuyucuya aktarılmış.
Beni tabi ki de Jean Valjean etkiledi. Yaşadığı değişim, iç hesaplaşmaları, romanın başlarında mahkeme salonunda tüm lüks hayatından vazgeçerek kimliğini açıklaması büyük bir karakter ürünü. Bu davranışlar zaten ondan bekleniyordu. Ancak beni belki de çoğunluğun aksine etkileyen kişi Javert oldu. Kanunlara sıkı sıkıya bağlı bu polis müfettişinin Jean Valjean'ı tutuklamaması akabinde yaşadığı ruhsal çatışma ve işin içinden çıkamayarak ihtihar etmesi büyük bir karakterin ürünü.
Daha söyleyecek çok şey olmasına rağmen incelememi burada bitiriyorum. İyi okumalar.
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,3bin okunma
Önsözü bile ayrı bir eser niteliğinde olan kitabı bir oturuşta rahatlıkla bitirebilirsiniz. İdama mahkûm edilmiş genç bir adamın son anlarını onun ağzından ve psikolojisini bizzat yaşayarak öğreniyoruz. Eseri okurken kendinizi mahkûmun yerine koymanız eserin etkileyiciliği açısından oldukça önemli.