7/10
·134 syf.··
2026 27. kitabı
AYNADAKİ ADAMI YEN SESSİZ SAVAŞIN KAZANANI OL YAZAR: KAAN KOÇ YAYINEVİ: ZET YAYINLARI SAYFA SAYISI: 134 PUANIM: 10/7 Merhabalar.... Bugün @zetkitap çıkan @y.kaan.koc kaleme aldığı #aynadakiadamıyen kitabı ile geldim Çoğu zaman rakibimizin aynaya bakınca gördüğümüz kişi olduğunu unutuyoruz. İşte bu kitap bize bunu tekrar hatırlatıyor. Bir başkası değil aynadan bize yansıyan kişinin en iyisi olmayı hedeflemeyi, çevirdiğimiz her bir sayfada bize tekrar hatırlatıyor. Gelin bir kaç #alıntı ile daha da anlaşılır kılalım. "İnsan hayatında bir kez kendini gerçekten yenerse, bir daha kimse onu yenmez." Gercektende öyle değil mi, en ufak bir başarımızın üzerinde bir başarı sergilemek kendinizi yenmek değil mi zaten. " Aynadaki adam, seni senden daha iyi tanıyan bir rehberdir. Sessizdir, ama her şeyi anlatır. Dürüsttür, ama incitmez. Sadelik içinde en büyük gerçeği taşır: Senin gerçek gücün, dışarıdan değil içeriden gelir." " Ego sustuğunda insanın içinde şu cümle belirir: Ben bunların toplamından daha fazlasıyım. " Çünkü insan konuşur onu susturmazsın. " Şöyle ki ben kitabın son sayfasını kapatırken kendime çok haksızlık ettiğimin farkına vardım. Örnek vermem gerekirse, dün 30 sayfa kitap okumuştum bugün 35 sayfa okudum aman ne büyük bir başarı, ne kadar fazla okumuşsun öyle diye kendime çok kızardım.
Aynadaki Adamı YenKaan Koç · Zet Yayınları · 202621 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kuzgun Oğlanları Kitap Yorumu
8/10
·424 syf.··
2026 15. kitabı
Bazı kitaplar vardır, sizi dünyadan koparır ve siz farkında olmadan sayfalar akar gider. Kuzgun Oğlanları tam olarak o kitap.‍ Konudan bahsedersem; Blue, hayatı boyunca bir kehanet eşliğinde büyümüş: gerçek aşkının öl*ümüne neden olacak. Ve bu durumu hiç sorun olarak görmemiş, çünkü aşka zaten inanmıyor. Ta ki her yıl annesinin yanında öl*mek üzere olanların ruhlarına tanıklık ettiği gecede, ilk kez bir ruh ona doğrudan seslenene kadar. Adı Gansey. Ve o andan itibaren Blue'nun dünyası asla eskisi gibi olmayacak. ️ Ama kitap sadece Blue ve Gansey'in hikayesi değil. Hikayemizin kalbi aslında Kuzgun Oğlanları Gansey, bir efsanenin peşinde koşup her şeyini ortaya koyan, karizmatik ama içinde derin bir sır taşıyan lider. Ronan, acısını öfkeyle örten, dışarıdan sert ama içeriden kırılgan olan o karakter ki kitabın en büyüleyici ruhlarından biri bence. Adam ise her şeyi kendi gücüyle kazanmaya çalışan, kibri değil onuru olan biri. Ve Noah... Noah hakkında çok şey söylemeyeyim, sadece şunu söyleyeyim: onu seveceksiniz. Bu dörtlünün dinamiği kitabın ruhunu oluşturuyor. Aralarındaki sadakat, gerilim ve birbirlerine duydukları o tarif edilmesi zor bağlılık; her sahnede hissediliyor. Tek eleştirim kitabın ilk yarısı yavaş açılıyor ve çok fazla karakter aynı anda sahneye girdiği için başlarda kafanız biraz karışabilir. Ama bence bu bilinçli bir tercih. Yazarımız bu dünyayı aceleye getirmeden, her detayı sindirerek yaşatmak istiyor. Özetle; sırlarla dolu küçük bir kasaba, sadık bir arkadaş grubu ve mitoloji seviyorsanız bu kitap tam size göre. Ben ikinci kitaba hemen başlıyorum.
Kuzgun OğlanlarıMaggie Stiefvater · Juno Kitap · 2025235 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 14:37
Bazı kitaplar vardır, seni alır ve nereye gittiğini söylemeden yola çıkarır… Tahta Mek Tup tam olarak böyle bir kitap. Okurken bir trenin içindeymişim gibi hissettim; duraklar belirsiz, yol uzun ama anlatılan her şey fazlasıyla gerçek. Kitap; geçmişle bugün arasında sıkışmış hayatları, suskunlukla büyüyen acıları ve söylenemeyen kelimelerin ağırlığını anlatıyor. Karakterler öyle kusursuz değil, aksine fazlasıyla insani. Her biri kendi yükünü sırtında taşıyor ve bu yük bazen bir aile hikâyesi, bazen bir çocukluk travması, bazen de yarım kalmış bir sevgi olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın dili sade ama vurucu. Abartıya kaçmadan, süsleyip parlatmadan anlatıyor her şeyi. En çok da bu etkiliyor beni. Okurken “bunu ben de hissettim” dediğim çok yer oldu. Bazı satırlar insanın içine dokunuyor, bazılarıysa uzun uzun düşündürüyor. Kitap ilerledikçe fark ediyorsun ki aslında anlatılan sadece bir hikâye değil; hepimizin içinden geçen ama çoğu zaman dillendiremediği duygular. Tahta Mek Tup, geçmişten kaçmanın mümkün olmadığını ama onunla yüzleşmeden de ilerlenemeyeceğini hatırlatıyor. Hayatın raydan çıkmış gibi hissettirdiği anlarda bile yolun bir şekilde devam ettiğini gösteriyor. Kısa sürede okunan ama etkisi uzun süre kalan kitaplardan. Duygusal, gerçek ve derinlikli hikâyeleri sevenlere kesinlikle öneririm.
Tahta MektupÜlviyyə Tahir · Nesil Yayınları · 202541 okunma
O Balinaya Hepimiz Üzüldük Osman
9/10
·129 syf.·
2025 23. kitabı
Benzetmeleri, anlatım yöntemleri ve duygu geçişleriyle lezzetli bir öykü kitabıdır. Hikaye ayrılıktan sonrasını anlatsa da aslında her şeye değiniyor ve bilgi veriyor. Öyle ki bazı kelimeleri Google'mek ihtiyacı hissettim. Duygusal yanı kadar eğlenceli yanı da sizi hikayede tutuyor. Yazarın keyifle okuyacağınız bir dili var.
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 35. kitabı
KİTABIN İLK 3 SAYFASI... Bir öğretmen işini layıkı ile yapmaya koyulur. Ve bir köy okuluna yerleşir. Gitmeden önce bir sürü öğütler alır. 1.öğüt="bit köy için öğretmen, en önemli dinamiktir." sayfa=7 son cümle. 2.öğüt= köylünün inanç ve geleneklerine ters düşen onlardan kaçan ve hayat tarzlarından kopan bir öğretmen o yerde hem başarılı olamaz hemde huzuru bulamaz." sayfa=8 orta cümle. 3.öğüt=" bayramda düğünde sünnete bazı özel günlerde köylünün gözü ilim irfan sahibi öğretmeni arar. Tabi ki öğretmende layıkı ile bu daveti yerine getirmek zorunda." sayfa=8. 4.öğüt= kalbin nuru din ilimleri aklın nuru fen ilimleridir. İkisi bir araya geldimi hakikat muazzam bir şey ortaya çıkar." sayfa=8 5.öğüt= "cami ve okul köyün iki ana direğidir. Caminin atmosferi dindir okulun atmosferi ilimdir. İmam işini layık kı ile yapmak zorunda öğretmende." sayfa=9 Çünkü ikisi de öğretici ve peygamber mesleği gibidir. İkisi de doğru yolu ve ilimi bilimi öğretir insana. Ve öğretmen bu öğütler alarak köy okuluna gitmek için yola çıkar. Annacığı söyler= Değil bir insanı, bir öğrenciyi; karınca- yı bile incittiğini duyarsam sana hakkımı helal etmem. Ben Allah'ın huzuruna, umut olan ve çare sunan bir öğretmenin annesi olmanın onuruyla çıkmak istiyorum. Sakın beni utan- dırma... Ve öğretmen evden çıkar. DEHŞETE DÜŞÜREN İHANET 2.bölüm. Öğretmen Hatay istikametinden yola çıkar. Yol arkadaşı bir yaşlı eski muhtardır. Muhtar sorar talebemisin evladım? Evet diye cevap verir öğretmen. İçinden konuşarak(Tabii ya. Yalnız öğretmenler talebe değil, bana kalırsa dünya bir okul, bütün insanlar da o okulun talebeleridir. Do- gan her insan bu okula yazılır, ölen her insan da şahadetname- sini (diplomasını) alıp gider. Ama notun iyi olmadıktan son- ra!) İhtiyar muhtar başını uzaklara dalar. Ve anlatır. Sende
Duygu ve Düşünce
Kendini Arayan AdamHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 202412,2bin okunma