İngiliz tarihçi Edward Ausgustus Freeman 'ın 1877' de yayınlanan Avrupa'da Türkler adlı kitabından şu cümleleri alarak Türk düşmanlığında hangi seviyede olduğunu göstermişti:
''Türkler bir yabancı ve barbar olarak geldiler...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
' Ayşe Hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen yakınını getir de hesabı o çıkarsın' diye karşılık verir. Bunun üzerine Ayşe Hanım, komşusunun kızı Gülşah' la( Gülşah, Ahmet Rıfkı'nın sevdiğidir) birlikte dükkana gider. Selahaddin Adil Efendi veresiye defterini Gülşah' ın önüne koyar! Gülşah defteri incelerken hıçkırıklarla ağlamaya başlar. Bu duruma Ayşe Hanım ve dükkandaki diğer müşteriler de şaşırmışlardır. Gülşah' ın yanına gelirler. Gülşah onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış satırları gösterir. Şöyle yazıyordur defterde: Bu hesap, Ahmet Rıfkı'nın kanıyla ödenmiştir, vesselam! O ana kadar hiç konuşmayan bakkal Selahaddin Efendi, yaşlı gözlerle şu sözleri söyler:' Ahmed Rıfkı bu vatan uğruna canını feda etti. Biz birkaç parça mal vermekten mi çekineceğiz? Kat be kat helal olsun! Alem-i berzahta inşaAllah bizlere şefaatçi olur.'''