Değil mi ki yaşam bir yerde ölümle -yani yoklukla- sonuçlanıyor, öyleyse nedir bu didinip durma, bu yedim-içtim, aldım-verdim, benim-senin kavgasının anlamı?
Zaten annem de böyle düşünürdü; sık sık, insanın sonunda her şeye alışacağını tekrarlardı.
Hiçbir zaman söyleyecek fazla sözüm yoktur, onun için susarım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çıplak soğuk taştan dört duvar arasında esir edilmiş; adım atabileceğim özgürlükten, görebileceğim ufuktan mahrumken kapıdaki gözetleme deliğinde süzülen ışığın, karşıdaki karanlık duvara yansıttığı beyazımtırak şeklin ağır ağır hareket etmesini gün boyunca kurulmuş makine gibi seyrederek zaman geçirmek tek meşguliyetim.
“Bütün insanlar, sonu belirsiz bir infaza mahkûmdur.”
Batı’da bir kişi para kazanır ve bunu iktidarı satın almak veya etkilemek için kullanır. Doğu’da kişi iktidarı ele geçirir ve bunu para kazanmak için kullanır. Ahlaki açıdan ikisi arasında fark yoktur, ancak ekonomi ve devlet üzerindeki etkileri çok farklıdır.
Her zaman ölüden yana olmak gerek.
Bizlerden daha sağlıklıydı; ama insan onun göğsünü dinleyince, yüreğinin içinde fokurdayan gözyaşlarını duyuyordu.
Kötülük dünyada değil, kişinin yüreğindedir.