Kişi bir kayayla karşı karşıya kaldığında onun kaya olma halinin şekillenmeye başladığı yere içten bir dikkatle bakmalıdır. Ardından, gözlem yapan kişi kendi içinde de bir kaya oluştuğunu ve kendi merkezinin taştan kaynaklanan ağırlıkla battığını duyumsayıncaya kadar bakmaya devam etmelidir. Bu, kişinin bedeni içinde gerçekleşen bir algı türüdür ve gözlemcinin hem gören hem de görünen olmasını gerektirir. Empati ile gözlem yapmak için kişi hem gözleriyle hem de teniyle görür.
İnsan kalabalığı ona böcekleri hatırlattı, çöplerin içinde sürünerek yaşamın dev adımları altında hayatta kalmaya çalışan böcekleri. Büyük şehirlerin ve toplu taşıma araçlarının gelişiminden önce,insan nadiren diğer insanlara bakmak zorunda kalırdı. Şimdi ise insanlar her yerdeydi; kendilerine ait yüzleri olmayan, sadece ihtiyaçlardan ibaret kitleler oluşturmuş gibiydiler.