Melek Akbal

Melek Akbal
@melekakbal
8 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Melek Akbal tekrar paylaştı.
İçimdeki fırtına dindi ama bahçemdeki tüm çiçekler telef oldu .."☘️
Hangi banda ait embriyosun??
Puan vermedi
Uzun zaman sonra okuduğum, en zeka ve ongoru ürünü `yazit`. İçinden çıkacak çok ders olsa da bunu görmemek için beyni uyuşturulmus insan topluluğuna ne kadar etki eder bilinmez. “Yapay kan ve
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173bin okunma
En büyük acı en sessizdir...
Puan vermedi
Akşam Yıldızı benim için bir distopyadan çok, insanlığın kırılma anlarının duygusal kaydı gibiydi. İlk yalanın, ilk savaşın, ilk korkunun ve ilk “biz–onlar” ayrımının mitlerle, ilahilerle ve kadim anlatılarla harmanlandığı bir geçiş hikâyesi… Bir ucunda Hanok ve Hz. Nuh’un gölgesi, diğer ucunda avcıların ava dönüştüğü yerleşik hayat var. Dili oldukça akıcı; kolay okunuyor ama altında huzursuz eden bir taraf taşıyor. Sanki kitap, insanlığın ateşli geçiş sancılarını sakin bir anlatının içine gizliyor. Gerçekle hayal arasında kurduğu köprü ise kitabın en güçlü yanı. Büyük acıların en sessiz oluşunun kanıtı gibi .. Tüm sessiz büyük acılarıma Mogolistan 27 Mayıs 26
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,1bin okunma
Puan vermedi
Hüzün ya da yıkım değil; zamandan ve yargıdan bağımsız bir kadının hayata dokunmadan onu anlamaya çalışması! Leyla Hanım, kimseye tam olarak temas etmeyen ama her şeyi dikkatle izleyen bir karakter. Elindeki tüm imkânlara rağmen, hayatı sahiplenmek yerine onu çözmeye çalışan bir duruşu var. Sırça köşk bahçesinde, dışarıdaki dünyayı nesnel bir mesafeyle izliyor. Ne kendini acındırıyor ne de hayatla kavga ediyor. Yaşıyla değil, hayatın kendisiyle yol alıyor. Bu da onu dramatik değil, derin kılıyor. Kitapta en çarpıcı bulduğum nokta, Leyla Hanım’ın yaşadıklarını “haklılık” ya da “mağduriyet” üzerinden okumaması. Algilariyla degistirdigi biçim. Olan biteni anlamaya çalışıyor; yargılamadan, öfkelenmeden, hatta bazen şaşırmadan. Bu tavır, onu zamansız bir karaktere dönüştürüyor. Leyla’nın Evi benim için bir dönem romanı olmaktan çok, hayata uzaktan bakmayı seçmiş bir kadının iç sessizliği. Gürültülü değil ama kalıcı. Bitince değil, aradan zaman geçince daha çok düşündüren bir kitap.
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
Puan vermedi
Bu kitap bir “cinayet hikâyesi” değil, bir zihnin içi. Okurken değil, dinlerken daha da etkili olduğunu düşünüyorum çünkü anlatım insanı doğrudan karakterin kafasının içine sokuyor ve ana karakterin sakinliği, soğukkanlılığı ve olaylara bakış açısı ürkütücü olduğu kadar düşündürücü. Klasik bir suç romanı gibi sürpriz kovalamıyor; bunun yerine insanın kendi karanlık tarafıyla yüzleşmesini sağlıyor. Asıl gerilim dışarıda değil, içeride. En çarpıcı tarafı şu oldu benim için; katilin anlattıkları zaman zaman haklıymış gibi bile gelebiliyor. Bu da kitabı rahatsız edici ama güçlü kılıyor. Çünkü iyi kötü, suçlu masum ayrımını net çizgilerle vermiyor. Kısa olmasına rağmen yoğun bir kitap. Bitirdiğinizde bir süre sessiz kalmak istiyorsunuz. Herkese hitap etmeyebilir ama psikolojik derinlik ve farklı bir anlatım arayanlar için çok etkileyici. Sesli kitap olarak dinleyenlere özellikle tavsiye ederim.
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,1bin okunma