Bu Şiirlerin her biri için ayrı ayrı inceleme yazmak lazım ama ben şimdilik sadece Kitabe-i Seng-i Mezar için iki lakırtı yazayım.
Bir insan vefat edince onu anlatan ilk sözün nasır olması ne kadar garip değil mi? Süleyman efendi gibi halktan insanların yazılabilecek pek bir hikayesi yokmuş gibi.Aslında vardır ama yoktur,Süleyman Efendi gibiler gözardı edilir,Muhteşem Süleyman'lara mersiye yazılır.Toplumsal statü mezar taşında bile kendini göstermiştir.Orhan Veli muhteşem Süleyman'ların değil Süleyman efendilerin şiirini yazıp şiire yeni bir soluk getirmiştir.
Işıklarda uyu üstat.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
Kitabe-i Seng-i Mezar
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar; Hatta çirkin yaratıldığından bile O kadar müteessir değildi; Kundurası vurmadığı zamanlarda Anmazdı ama Allah'ın adını, Günahkâr da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendi’ye. Mesele falan değildi öyle, To be or not to be kendisi için; Bir akşam uyudu; Uyanmayıverdi. Aldılar, götürdüler. Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü. Duysalar öldüğünü alacaklılar Haklarını helal ederler elbet. Alacağına gelince... Alacağı yoktu zaten rahmetlinin. III Tüfeğini deppoya koydular, Esvabını başkasına verdiler. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matarasında dudaklarının izi; Öyle bir ruzigar ki, Kendi gitti, İsmi bile kalmadı yadigâr. Yalnız şu beyit kaldı, Kahve ocağında, el yazısıyla: "Ölüm Allah'ın emri, "Ayrılık olmasaydı."