Melih İNCELERLİ

Melih İNCELERLİ
@melih020
Zaman daraldı Ömür kısaldı Aşk denilen hoyrat Şimdiyi aradı Gör bak halimi Yıldızlardan sor beni Her geçe içerken Geriye boş bir beden kaldı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her sevginin başlangıcı ve süreci, o sevginin bitişinin getireceği boşluk ve yalnızlık ile doludur. Belirsizlikler arasında belirlemeye çalıştığımız yaşam gibi.
"Kalbim ağrıyor" demenin zarifcesi nedir mesela?
Unutulmuş yahut yarım kalmış bir hikayenin kahramanı olmanın sancısı nasıl dile dökülür zarifce. Kimseyi kırmadan, incitmeden; 'Beni kuytu bir köşede unutun ne olur, yürüdüğüm yolun izlerine yük oluyorum" diyememenin ağrısı zerafetle hangi kelimeye tekabül eder? Bir çiçek koyabilsek keşke bizde kalbimizin pencere önüne. 'İçeride bir hasta var, kalbi yorgun Ne olur az biraz sessizlik Az ötede oynasın dünya, oyunlarını. Nefsim sesini kıssın az biraz. Kafamın içindeki sesler dinsin. Bulmalıyım bir yol. Derdimi, hüznümü bir sarı çiçekle anlatacak kadar zarif bir yol. Ben yollar ararken, yarım kalmış hikâyemin şairi şöyle diyordu; "Sen, derdini kalbine çiçek diye takanların da Rabbisin, kalbimin gergefine bir kanaviçe çiçeği misali kondur derdini. Derdinle çiçeklendir kalbimi."
Hissedilene muhabbet, çokca sevgi ve huzur gerek..
Biriyle yaşanmışlıkların yoktur ama ona dair hayallerin, düşlerin, duaların ve incelikli bir dikkatin vardır. İnsan, vakit geçirmediği ama çok düşündüğü, sevdiği ve saydığı biriyle de uzun bir zaman geçirmiş, onunla ruh yoldaşlığı yapmış gibi hissedebilir..
Bazen düşünüyorum da neleri geri teptik acaba istemeden? Mesela otobüse binmek yerine yürüyerek gitseydik gitmek istediğimiz yere, her şey farklı olur muydu? Bir sokakta yerleri inceleyerek yürümek yerine, başımız dimdik yürüseydik hayatımızın aşkı döner miydi köşedeki sokaktan. Kestirmeden gitmek yerine, uzun sokakta sallana sallana yürüseydik. Her gece "keske bir kez daha görsem" dediğimiz insani görür müydük? Hatta birbirimize selam verip, eskiyi yâd edip ince sızılı bir mutluluk yaşar mıydık? Çekindiğimiz için bir sey soramadığımızda, kaç şeyi ittik kendimizden? Cesaret edip "seviyorum ulan" diyemediğimiz için mi sevdigimiz insanlar hep baskalarının oldu? Hep aynı yolu tercih ettiğimiz için mi bu kadar dümdüz gidiyor hayatımız? Bilmiyoruz ve asla bilemeyeceğiz..