Herkes hatrını sayıyor, iyiler onu seviyor. Fenalar çekiniyordu. Sırf kendi gayreti, kendi doğruluğu sayesinde kazandığı bu muvaffakiyet, ona nihayetsiz bir gurur veriyordu. Zaafın, aczin, tereddütün uzlaşmaz bir düşmanı olmuştu. Herkes, kuvvetle istediği halde, kendi hayatını istediği gibi sevk ve idare edebilirdi. Fenalar, düşkünlere acımak mânasız bir mızmızlıktı.