Melihşah

Melihşah
@melihshah
Egoistin Sevgisi
Eğer Ben Seni sevdiğim için Seni koruyor, Sana özen gösteriyorsam, yüreğim seninle besleniyor, ihtiyaçlarım doyuma ulaşıyorsa, bu senin bedenindeki daha yüce bir özün varlığından ötürü değildir, sende bir hayaletin görüntüsünü fark ettiğimden de değildir, salt egoistçe bir hazdan ötürüdür: Sen kendin, sana ait özünle birlikte benim için değerlisin, çünkü senin özün, yüce bir öz değildir, senden daha yüce ve daha genel bir öz de değildir, tıpkı senin gibi biricik bir özdür.
Felsefe-Düşünce
Reklam
Sahte Egoist Gerçek Egoist
Kutsal şey sadece kendi varlığını tanımayan egoist için, kerhen egoist için vardır: Böyle biri, sadece kendine ait olanı ön planda tuttuğu hâlde, kendini en yüce varlık saymaz; sadece kendine hizmet eder, ama aynı zamanda daha yüce bir varlığa hizmet ettiğini sanır; kendinden başka bir yüce varlık tanımaz, ama gene de yüce varlıklara hayranlığını belirtir; kısacası egoist olmak istemeyen bu egoist, kendini aşağı görür, yani egoizmine karşı savaşır, ama "yüceltilmek", böylelikle egoizmini de tatmin etmek amacıyla kendini aşağılar. O, egoist olmaktan vazgeçmek istediğinden, gökyüzünde ve yeryüzünde hizmet edecek ve kendini feda edecek yüce varlıklar arar, durur. Ama ne kadar çırpınsa ve kendinı paralasa da, sonunda her şeyi kendisi için yapar ve o lânet olası egoistlik onun yakasını bir türlü bırakmaz. İşte bu yüzden Ben onu kerhen egoist diye adlandırıyorum. Kendinden kurtulmak için verdiği uğraş, kendi kendini çözümleme güdüsünün yanlış anlaşılmasından başka bir şey değildir. Eğer Sen geçmişine bağlı kalmışsan, dün saçmaladığın için bugün de saçmalarsın, her an kendini dönüştüremezsen, kendini bir köle gibi elin kolun bağlı ve donup kalmış hissedersin. Bunun içindir ki, varoluşunun her dakikası ardından, geleceğin yeni bir dakikası seni selâmlar ve Sen de kendini geliştirerek "kendinden" (Sen'den) yani her defasında Sen olandan kurtulursun. Sen her an olduğun halinle, kendinin "yarattığı bir mahluk"sundur ve işte bu yarattığına Sen, ne kadar seversen sev, bir yaratıcı olarak teslim olmazsın. Sen kendin, kendi olduğundan daha yüksek bir varlıksın ve kendini aşmaktasın. Sen, kendinden daha yüksek bir varlık olduğunu, yani sadece bir yaratılan olmayıp aynı zamanda kendi yaratıcın olduğunu, kerhen bir egoist olman nedeniyle anlamamaktasın. İşte bu nedenle o "daha yüce
Bilmeyerek, bence en bildik olan şekillerin yanısıra, ön sezimdeki birçok simgenin de yerine geçtin. Nadja, bu simgelerden biriydi ve onu benden gizlemen çok iyi oldu. Bütün bildiğim, insanların yerini almanın sende son bulduğu, çünkü hiçbir şeyin senin yerini alamayacağı ve bence, muammaların bu sıralanışının, senin karşında ezelden beri sona ermesi gerektiğidir. Sen benim için bir muamma değilsin. Beni muamma dan sonsuza dek uzaklaştırdığını söylüyorum,
Yeryüzünün çok uzaklarından, şahane şaşkınlığımızın izin verdiği kısa aralıklarda kesinlikle birlikte fırlatıldığı halde, eski düşüncenin ve sonu gelmeyen yaşamın, dumanı tüten yıkıntılarının ötesinden inanılmayacak kadar birbirine benzeyen düşünce alışverişlerinde bulunabilmemiz nereden kaynaklanıyordu? Nadja'yı, ilk günden son güne dek, özgür bir doğaüstü yaratık, bazı büyücü numaralarının anlık bağlanmayı sağladığı ama boyunduruğu altına girmenin söz konusu olamayacağı, havada uçuşan dolaşan ruhlara benzeyen bir nesne gibi görmüştüm. Onunsa, beni, sözcüğün bütün yoğunluğuyla bir tanrı gibi algıladığı, benim güneş olduğuma inandığı anlar olduğunu biliyorum. Ona, sfenksin ayaklarının dibinde yıldırım çarpmış bir adam gibi kara ve soğuk göründüğümü, -öyle göründüğümü de- anımsıyorum; o sırada bundan daha güzel ve aynı anda da daha üzücü bir durum olamazdı.
Sayfa 89·Kitabı okudu