Osmanlı saltanatı son bürokrat iken bürokrasi bile tam Arap yahut yarı Arap'tır. Türkleşmiş hiçbir Arap görmedikten başka, Araplaşmamış Türk'e az rast geliyordum.
Gelecekte sükûnetli ve tamamen tarafsız bir vaziyette ve bir köşede kendi âlemimde yaşamayı başarırsam, ihtimal o zaman hayatımın hatıratını yazmak benim için bir meşgale olacaktır.
Bir devlet adamı, kendi insani hislerine tabi olarak devlet meselelerini halledemez, o salahiyete sahip değildir. Memleket, kimsenin malikânesi değildir. Yalnız, biz Türkler memleket ve milletin idaresini elimize aldığımız zaman, kendi şahsi davranışlarımızdaki cömertliği, devlet meselelerinin ecnebilerle hallinde düstur ediniyor, bir çocuk gibi aldanıyoruz.
Dünya kurulalı beri...
İnsanlar ölüyor.
Doğuyorlar ve ölüyorlar.
Savaşlar ve aşklar...
Merhamet ve barbarlık...
Hüzün ve coşku...
Kar ve güneş...
Sabahın koynunda saklı başlangıç...
İkindinin gözbebeklerinde hüzün.
Gün yirmidört saat...
Hep aynı.
Ay ve yıldızlar...
Hep aynı.