Melİke Arık

Melİke Arık
@melikear
Puan vermedi·70 syf.··
2024 4. kitabı
Korku; insanı diri tutar derler ama... -Spoiler içermez- Korku; kendini en fazla hissettiren duygulardan biridir nazarımda. Şaşkınlık gibi kısa sürmez, aşk gibi parlayıp sönmez, üzüntü gibi unutulup gitmez... Yıllarca aynı frekansla korkabilir bir insan. Korkmaya uykusunda bile devam edebilir. Korku rüyalara bile sirayet edebilir. Korkuyu alt etmek zordur, öğrenmemiz gereken şey onunla birlikte yaşamaktır belki de. Şayet korkuyla nasıl baş edeceğini bilmezse insan onun tutsağı olur. Artık hayatının geri kalanına kendisi değil korkuları hükmeder. Huzurunu kaybeder, iradesini kaybeder, muhakeme yeteneğini, özgüvenini, neşesini kaybeder. İşte korkunun ne denli güçlü olduğunu bilen Zweig, kitabının merkezine bu duyguyu oturtmuş, ortaya kısa ama etkili bir eser çıkarmıştır. Kocasını aldatan Irene, sevgilisinin metresinin uyguladığı şantajlar karşısında utanmayla karışık korkuya kapılır. Bu korku onu ele geçirir ve şantajcısına boyun eğer. Her isteğini yerine getirmesine rağmen şantajcı her seferinde daha fazlasını ister. Çünkü bir kere boyun eğmiştir artık. Korktuğunu göstermiş, onu cesaretlendirmiştir. Böylece günden güne hem maddi hem de manevi kayıplar yaşamaya başlamıştır. Sokağa çıkamaz, kocasının her hareketinde ve konuşmasında ima arar olmuştur, kendini neşeli göstermeye çalıştıkça hareketleri sunileşmiştir, değişmiş ve bu değişimi herkes tarafından farkedildiği için üzerinde baskı hissetmeye başlamıştır. Üstelik kocasının kendine karşı şefkatli davranışları ona kendini daha kötü hissettirmiştir çünkü bu onun çektiği azapları azaltmak yerine artırmıştır. İtiraf etmek, af dilemek istemiş ancak bu gücü kendinde bulamamıştır. Korkuyla yaşamayı da beceremeyince son çare olarak ölüme başvurmuştur ve devamında ne olduğunu söyleyerek spoiler vermeyeceğim merak
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·200 syf.··
2024 2. kitabı
Paulo Coelho yaşayan en çok satan yazar olmalı. Böyle bir titri var. Yani sadece Türkiye'de değil tüm topraklarda çok okunuyor. Ben de okuyorum. Bunu da hem Avrupa hem de Doğu kültürüne yakınlığıyla başarıyor. Son zamanlarda ise bir tür "edebi etkileşim" furyasına kapılmışa benziyor. İnsanaların, ünlülerin twitter, instagram gibi mecralarda peşinde olduğu etkileşimin adeta kitap sayfalarında peşine düşmüş durumda. Son yıllarda sürekli öğreti kitabı benzer eserler yayınlıyor. Romanları falan bıraktı resmen. Okçu'nun Yolu Okçu'nun Yolu ' ndan sonra bu defa Mektub'la karşımızda. Kitap, modern bir Nasreddin Hoca derlemesi gibi. Çeşitli yarım sayfalık kıssalar, onlardan alınması gereken hisseler. Çoğu kültürde olan, bize de tanıdık gelecek bir çok ufak anekdot anlatıyor. Aralarında gerçekten ilginç olanları olsa da bir çoğu vasatı ne yazık ki aşamıyor. Kitabın başında yazarın da biraz değindiği gibi editörü mü yapımcısı mı böyle bir kitap yaz deyince aklına gelen olduk olmadık her şeyi yazmış sanki. Seveni çok olacaktır. Alıntı yapılacak falan bir ton cümle çıkarılabilir ama beni sarmadı. d
MektubPaulo Coelho · Can Yayınları · 20232,258 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2024 1. kitabı
~Dinlence yazarı Ahmet Ümit~ Bilgi bankasından bilgi toplar zihnimiz... "Bu bankada para yerine kullanılan şey kitaplardır." Yine bu bankada binlerce farklı insan çalışır. Bazen bir Kafka çıkar karşımıza ve acı satın alırız. İnsan olduğumuzu hatırlatır bize. Bazen bir Dostoyevski 'ye denk geliriz ve bize Vicdan' ı öğretir. Öyle değil mi önemi ne büyüktür bizler için. Bir bakarsınız Turganyev ağzında sarma sigarası ve size hiçkimse olmanın keyfini anlatır. Dinlersiniz, öyle güzel konudur ki, aslında konunun güzel olduğunu siz onun hitabetinden kaynaklandığını anladığınızda aradan günler geçmiştir... Tabi bu binlerce çalışandan biri de Kari' lerdir, yani okuyucular. Bu okuyucular tüm bu bilgi edinimlerinden sonra yorulurlar. Öyle ya onlar da insanlar. Bu insanlar dinlenecek ki diğer çalışanların öğrettiklerinden bir şeyler anlasınlar... Yorulan insanlar altından gümüş sular akan nehirler üzerinde, tüm sinir sistemlerini gevşeten müzikler eşliğinde, tatları hiç tadılmamış meyve ağaçları, envayi çeşit zevkler üzerine dizayn edilmiş dinlence diyarlarına gidip dinlenmek ihtiyacı hissederler... Bu dinlence diyarının başında da Ahmet Ümit bulunur... Ahmet Ümit ve alegorisi... İşte benim için bütün mesele bu... Anlamsal olarak yoğun kitaplar okuyacak ruh halinde değil misiniz? Sinirleriniz mi bozuk? Ciltli kitaplar gözünüzü mü korkutuyor? İlacımız Ahmet Ümit... (Polisiye roman önyargısı diye bir tabir vardır. Bu önyargıyı beslemeyeler için... İçerikle ilgili en ufak bir inceleme yapamam. Spoiler en çok canımı sıkan durumlardan bir tanesi. Yazarın üslubu, yeteneği, şuyu buyunu daha önceki incelemelerde dile getirmiştim. Yerli Agatha olduğunu duyduğunuzu farz ediyorum.) ~~~Keyifli okumalar~~~ Ha bu arada, her defasında bu sefer tahmin edicem diyip bir türlü bulamıyorum
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma