Melike Buse Büyükbaş

Melike Buse Büyükbaş
@melikebuseb
hislerime denk gelen
Ve beklenmedik bir şekilde kitaptan okuduğu güzel düşüncelerin de etkisiyle kendini geçmişiyle şimdiki hali üzerine kafa yorarken bulurdu. Geçmişinden nefret ediyordu, en iyisi geçmişi hatırlamamaktı, ancak şimdiki halinin de geçmişinden bir farkı yoktu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
-"Acı, acı hakkındaki canlı düşüncedir. Bu düşünceyi değiştirmek için irade gücü göster, onu silkip at, şikayet etmeyi bırak; acı kaybolup gidecektir." Gerçekten de öyle. Bir bilgin ya da sadece düşünen, kafası çalışan bir kimse, diğerlerinden tam da acıyı küçümsemesiyle ayrılır. Bu kişi her zaman halinden memnundur ve hiçbir şeye şaşırmaz. -Demek ki ben acı çektiğim, memnun olmadığım ve insanların alçaklıklarına şaşırdığım için aptalım. -Eğer daha sık kafa yorarsanız sizi endişelendiren bütün dış etkenlerin ne kadar önemsiz olduklarını anlarsınız. Hayatı derinlemesine kavramaya yönelik gayret etmek gerek. Gerçek lütuf, bu hayatın içerisinde mevcut.
Dostoyevski ya da Voltaire'in eserlerinin birinde, birisi "Eğer Tanrı olmasaydı bile insanoğlu onu icat ederdi." demiş.
"İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil, içindedir. Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, düşünen bir insan ise kendinde bulur."
"Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder. Aslında insan, iradesi dışında birtakım tesadüfler tarafından yokluktan var olmuştur. Peki neden? Varlığının anlamını ve amacını öğrenmek ister, sorularına cevap alamaz ya da saçma sapan cevaplar alır. Kapıyı çalar ama açan kimse olmaz. Ölüm de aynı şekilde iradesi dışında karşılar insanı."