Keyifli olduğu bir gece mürekkep hokkası yeni bitirdiği mektubun üzerine devrilmiş, mektubu yırtıp atmak yerine altına bir dipnot eklemişti; "Aşkımın kanıtı olarak sana gözyaşlarımı yolluyorum."
"Sabaha kadar hiçbir geleceği olmayan mektuplar yazıyordu. Kafasının içi berraklaşmış, kendi iradesinin efendisi olup çıkmıştı, yalnızca o adam için yeniden bakireydi artık, kendi saplantısına boyun eğmekten başka bir şey düşünemiyordu."
"Kafası öylesine karışmıştı ki, bütün yol boyunca yüksek sesle şarkı söylemiş, eve gelince de kendini yatağa atıp üç gün boyunca ağlamıştı. Sanki yeniden dünyaya gelmişti."Onun için deli oluyordum" dedi bana, "hem de tımarhanelik deli." Onu görmek için gözlerini yumması yetiyor, denizde soluk aldığını duyuyor, yatağın içinde bedeninin sıcaklığıyla gece yarısı uyanıyordu."