Gökyüzünün aydınlığına, yıldızların parlaklığına bakınca, insan "Böyle bir göğün altında, kaprisli ve aksi insanlar yaşayabilir mi?" diye düşünmeden edemiyordu.
Bir düşünün, ona her sarıldığınızda salgıladığı oksitosini görebilseydik herhalde daha çok sarılırdık ya da fazla bilgisayar oyunu oynadığında beyninin çalışan ve çalışmayı bırakan kısımlarını görebilseydik koyduğumuz kuralların arkasında daha sağlam durabilirdik. Çocuğumuza bağırdığımızda, onu tehdit ettiğimizde olanları görmek çok çarpıcı olurdu ya da açık havada, ağacı, toprağı, oksijeni bol bir ortamda özgürce koşarken olanları gözlemleyebilseydik eminim ki daha çok binamız olsun diye değil, daha çok ağacımız olsun diye çabalardık.