Bu çağın insanı, eski çağlara göre kendini çok daha üstün ve özel görüyor. Narsistik eğilimlerin etkisiyle, buna lâyık olduğunu düşünüyor. Bu yüksek ideali elde edemediğinde ise, yaralanma başlıyor. Bu yolun sonu da depresyona çıkıyor. Bu çağda depresyonun altında yatan ana sebep; kendisinden beklentinin az, karşısındakinden beklentinin dazla olmasıdır. Bir diğer sebep ise; toplumsal dayanışmanın zayıflaması ve teknolojik gelişmenin hızlı ilerlemesi sonucu, insanın yalnızlaşmasıdır.
Şikayet, eldeki nimetlerin eksilmesine hatta kaybolmasına sebep olur. Evin içinde sürekli şikayet edip memnuniyetsizliği dile getirmek, sorunu çözmediği gibi problemleri artırır.
İnsan muammalarla doludur. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırmak olgunluğu eğitim ve meslekle kazanılabilecek bir beceri değildir. Çünkü buradaki süreç akıl ve teori odaklıdır. Oysa insan, çoğunlukla duygularıyla hareket eder ve akıl her zaman doğruya yönlendirmez. Doğruyu bulması için aklın, vicdan ile buluşması gerekir ki; bu da ancak manevî dünyanın zenginliği ölçüsünde sağlanabilir.
Evlilikte sorumluluk almak çiftleri özgürleştirir.
…
Sorumluluğun reddedilmesi başta kişinin kendisini, sonra eşini ve dolayısıyla evliliğini reddetmesi olur.