İnsanlar olarak, kendimizi varsayımsal durumlarda hayal edebilme yetisiyle kutsanmışız, geçmişi ve geleceği düşünebiliyoruz, işlerin farklı gidebileceği başka gerçeklikler ve durumlar hayal edebiliyoruz. Bu tekil zihinsel beceri nedeniyle, diyor Becker, hepimiz bir noktada kendi ölümümüzün kaçılmaz olduğunu fark ediyoruz. Gerçekliğin farklı çeşitlemelerini kavramsallaştırabilen bir hayvan olduğumuz için de, içinde kendimizin olmadığı bir gerçekliği hayal edebilen tek hayvanız.
Durmadan deneyimden deneyime koşarsanız, her yeni maceranın, her yeni kişinin ya da şeyin getirisi giderek azalır. Ülkenizden hiç çıkmamışsanız, gittiğiniz bir ülke bakış açınızı müthiş değiştirir çünkü deneyiminiz çok azdır. Ama yirmi ülke gördüyseniz, yirmi birinci çok az şey katar. Elli ülkeye gittiyseniz, elli birincinin katacağı şey daha da azdır.