Konuşma sırasında ufak bir aralık olsa, onunla konuşmak için cevabını bildiğim sorular soruyordum. O daha önce anlattığını biliyor, aklımda sorun var zannediyordu. Tekrardan cevabı açıklıyordu, oysa aklım korunaklı, kalbim bölük pörçüktü. Kalbim, en korunaksız yerimdi. Onun dürülmüş sancıları, azıksız şifaları vardı. Bu duygularım öyle tenhaydı ki kimseye açamıyordum. Bir sarmaşık gibi kuşatıyordu. Benden duymuş olmayın.