melike

Puan vermedi·248 syf.··
2022 67. kitabı
Sanırım ilk defa bir kitap hakkındaki kötü yorumlarımı burada paylaşacağım. Arda Erel'in okuduğum ilk kitabıydı sanırım sonuncusu da olacak. Kurgusu son derece basitti kitabın başından itibaren hemen hemen tahmin ederek ilerledim ve hiçbir zaman tahminlerimden farklı bir sonuç elde etmedim. kitap hakkında iyi diyebileceğim tek nokta sanırım akıcı olmasıydı zira bir saate yakın bir sürede bitti. Yakınlarıma önermeyeceğim bir kitap oldu.
SarsıntıArda Erel · Epsilon Yayınları · 20191,814 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·192 syf.··
2022 50. kitabı
Küçük Fridemann: Küçük yaşta iken masadan düşmesinin sonucunda sakat kalmış ve henüz gelişememiş bir vücuda sahip olan bir adamın hayatından bir kesit sunmaktadır. yaşadığı yerde insanlarla çok muhattap olmayan kendi halinde içine kapanmış da diyebileceğimiz bir hayat yaşamaktadır. Bay Friedemann Kaymakamın eşine aşık olur ve olaylar gelişir. Aslında hikayenin başından bellidir. Mann Friedemann üzerinden dekadanlık kavramını işler. Bayan Rinlingen aslında toplumdur, tıpkı Bay Frriedemann'ın keman çalabildiğini, yerli yabancı birçok kitap okuyup kendini geliştirdiğini bilmeyen diğer insanların temsil ettiği gibi. Karakter küçükken aşık olduğu kızın ona asla bakmayacağını kabullendiyse de zamanı gelir aşık olur bunu şu sözcüklerle ifade eder yazar. '' Derken bu kadın çıkagelmişti ve gelmesi gerekiyordu, yazgısında vardı onun, kadının kendisi onun yazgısıydı... Kadın gelmişti huzurunu savunmak için ne kadar çaba harcamış olsa da , genç yaşından başlayarak içine gömdüğü, çünkü kendisi için kahır ve yıkım olan her şey kadının uğrunda ayaklanmış, karşı durulmaz korkunç bir güçle onu kavrayıp uçurumun kenarına kadar sürükleyip getirmişti. Aslında karakter başından beri kabul edilmeyeceğiniin farkındadır ki bu yüzden kadının evini ilk ziyaretinde yolun yarısından dönüp odasına çekilmiştir. Her şey açıktır: Aşık ol, reddedil ve intihar et. “ve hiç mutlu olmadınız bu otuz yıl boyunca, öyle mi?” .. “hayır” dedi, “hepsi yalan, kendi kendimi kandırdım.” “demek ki mutlu olduğunuzu sandığınız zamanlar oldu?” “denedim” dedi erkek; kadın cevap verdi: “yürekli davranmışsınız.” Bu konuşmadan kısa süre sonra aşkını itiraf den Bay Friedemann Bayan Rinnlingen tarafından tiksinti ile reddedilir. Ve intihar gerçekleşir.
Mario ve SihirbazThomas Mann · Cem Yayınevi · 2000144 okunma
Puan vermedi·632 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
“İçimde olanları hissedemiyor musunuz?” diye söze başlardı. “Biliyorsunuz, rahat konuşamıyorum. İşte, elinizi verin, tam şurada beni önleyen bir şey var, sanki ağır, epey ağır bir taş orada duruyor, sanki epey derin bir keder yaşıyormuşum gibi, anlatılması zor. Böyle bir şey hem acıdan, hem neşeden olabilir. Kimi soluk almaz, acı çeker, kimi de ağlamak ister! Sanki çok büyük bir mutsuzluktan çıkmışım gibi, ağlasam belki rahatlarım. Rus edebiyatının en ünlü eserlerinden biri olan Oblomov; günümüzde dahi kullanılan oblomovluk kavramının mimarıdır. Oblomovluk tembelliği tanımlamak için kullanılmaktadır. Fakat Oblomov incelendiğinde tembellik dışında üzerinde durulması gereken noktalar mevcuttur. Oblomovluk kavramının hak ettiği değeri vermek için eseri kısaca incelemekte fayda var: İlya İlyiç Oblomov toprak sahibi soylu bir ailenin oğludur.Memuriyette tutunamamış, ailesi de önlükten sonra topraklarına geri dönmek istemediği için kahyasına bırakıp kendi dünyasına dönmüştür. İlya ilyiç bu dönemde mutlak eylemsizliği sürdürmektedir. İlya ilyiçi'in bu tembelliğinin sebebi dış dünyaya karşı duyduğu güvensiz tutum ve korkudur. Oblomov'un arkadaşı Stoltz ise resmen oblomovluk kavramına zıt olarak koyulmuş bir karakterdir. Oblomovun eski bir arkadaşıdır ve her seferinde Oblomovun tembellikle örülü duvarlarını yıkıp Oblomovu yaşamaya davet eder. Böylece Oblomovun hikayesi Stoltz'un da etkisiyle başlar. Oblomovu okurken aklıma en çok gelen isim Nietzche oldu. Oblomov aslında yaşamak için bir gaye aramaktadır. Bu hayat gayesinin ise olmadığını düşünmektedir.Tam bir nihilisttir kısaca. Yaşam gayesi olmayan bir insandan da beklenildiği gibi etrafında gerçekleşen olaylara, etrafındaki kişilere karşı tepkisizleşmiştir. Taki Olga ile tanışıncaya kadar! Olga oblomov için hayatın
1000k
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 19:48
Ciğerlerimin içine kadar derin bir nefes çekince ezilmiş toprağın nemli soğuk tadıyla karşı karşıya kalıyorum. Dizlerim kayıp sırılsıklam toprağın içine giriyor, nem pantolonumun kumaşından yavaş yavaş bacaklarıma çıkıyor. Toprak ellerimin içinde kalıplaşarak tırnaklarımın içine kadar girince canım acımaya başlıyor. Bir yerde, pudriyerin diğer yarısı saklanmış. Önümde bir çukur var, kazdığım çukur, bahçe örtüsü yeşilliklerin içinde bir delik... Birdenbire burada ne yaptığımı, ne aradığımı hatırlayamıyorum. Bir an hareket edemeyecek kadar korkuyorum, bundan sonra ne yapacağımı bilemiyorum. Herhangi bir şey olabilir: Çiçekleri tarhlarından sökmek veya ağaçları kesip devirmek, ağzıma yaprak doldurmak ya da Helen'in yeniden kazıp çıkarması için kendimi gömmek… Peki Sakız kabaklarını dikmek için en iyi yer neresidir? Kitabın ana karakteri Maud. O Alzheimer, bu nedenle hayatındaki birçok şeyi unutuyor. Kızı ve torununu bazen bir yabancı olarak görüyor nadiren de olsa onları tanıyabiliyor. Ceplerinde sürekli not kağıtları taşıyor. Onlara kâğıttan hafızam diyor. Peki neden her kaybolduğunda kendini bir yer kazarken buluyor? Kitabı okurken her zaman kendimi Maud yerine koyabildim. Yazar bana gerçekten bir Alzheimer hastası olduğumu hissettirdi. Gerçekten her seferinde içmek için doldurduğum çay fincanların unuttuğuma , her seferinde dolapta onlarca şeftali varken şeftaliyi neden aldığıma şaşırdım. Ve bunu 2 dakika içinde tekrar unuttum. Elizabeth’ e ne oldu. Bundan emin Elizabeth kayıp ama kimse onu ciddiye almıyor. Elizabeth ‘ e kesinlikle bir şey oldu yoksa tanıştıklarında çekilen fotoğrafı neden atsın ki? O asla bunu yapmazdı … Bunu notlarına yazmalı, Elizabeth kayıp! Kimse ona inanmasa da o ne olduğunu bulmalı.. "notlarımı okuyorum ama ne olduğunu hatırlamıyorum.
HatırlanmayanEmma Healey · Epsilon Yayınları · 201555 okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2020 24. kitabı
Agatha Cristie'nin en beğendiğim kitaplarından biri oldu On Küçük Zenci. Okumaya başladığımda kitaptaki karakter sayısının fazla olması beni bir ikileme düşürmüştü.Fakat bu karakterlerin başarılı şekilde iletilmesi belki de kitabı bu kadar inanılmaz kılan şey. "On küçük zenci yemeğe gitti, birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz Dokuz küçük zenci geç yattı,sabah biri uyanamadı, kaldı sekiz, Sekiz küçük zenci Devon'u gezdi,biri geri dönmedi, kaldı yedi, Yedi küçük zenci odun kırdı, biri baltayı kendine vurdu,kaldı altı, Altı küçük zenci al aradı,birini arı soktu,kaldı beş, Beş küçük zenci mahkemeye gitti, biri tutuklandı, kaldı dört, Dört küçük zenci yüzmeye gitti, birini balık yuttu , kaldı üç, Üç küçük zenci ormana gitti,birini ayı kaptı , kaldı iki, İki küçük zenci güneşte oturdu,birini güneş çarptı, kaldı bir zenci. Bir küçük zenci yapayalnız kaldı, gidip kendini astı." Zenci adasına çağrılan 10 kişi... zamanında bilinçli ya da bilinçsiz suç işlemiş fakat cezalarını çekmemiş 10 kişi... Peki katil hangisi? Aslında kitabın başında yer alan şiirden kitabın nasıl bir yol izleyeceğin biliyorsunuz ama gizem çözülmeden kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Keyifle okunacak güzel bir kitap.Tavsiye ederim.
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,7bin okunma