Kadınlar yüzyıllar boyunca ezilmiş, hakir görülmüş, itilip kakılmış. Nasıl olmuş da yeryüzünün en gelişmiş varlığı olmakla övünen insanoğlu, üreten, doğuran, besleyen, büyüten öteki yarısını böylesine yok sayabilmiş?
İnsan gerçek hayatın sefaletlerini dayanılabilir hale getiren bir hayaller ülkesinde yaşamaktadır. Eğer insan bu hayallerin neler olduğunu anlayabilirse, yarı uyku halinden uyanıp kendine gelebilirse kendi gücünün de sınırlarını görecektir. O zaman da gerçeği değiştirecek ve artık hayallere ihtiyaç duymayacaktır.