bir yerde okumuştum; odasındaki pencereye sığdığı kadardır insanın gökyüzü, yazıyordu. o gün bu gündür uyurken gökyüzünü izlemeden uyumadım pek. benim dünyamın ne kadar yer kapladığınu anlamam gerekti. birçok ev vardı içinde, pekçok uzun yollar.. başımı kaldırıp yukarı baktığımda milyonlarca yıldızı izlediğim oldu. çoklardı, o kadar içimi hoş ediyorlardı ki gecem güzel biter, sabahım çok güzel başlardı. son zamandır gökyüzü kapanıyor, yıldızlar çekiliyor, bulutlar sıklaşıyor.. içim sıkışıyor. doluyorum ama taşamıyorum. kabıma sığamıyorum, hacmim daraldı. yeniden baharın geleceğini bilsem de içinde yer edinememek, belki de kendi baharımı getirememek beni de kıyılara sürüklüyor. upuzun zamanlar oldu elime kalemi almayalı ve içimi açmayalı. belki de son.