-Ne mutlu onlardan olabilene! Fakat bütün her şeyin sonunda varacağı yeri tevazu ile önceden fark eden, mutlu olan her vatandaşın ustaca bahçesini bir cennete çevirmeyi bildiğini, mutsuz olanların da taşıdıkları yükün altında yılmadan soluk soluğa yollarına devam ettiğini ve herkesin güneş ışığını bir an daha fazla görebilmeyi aynı ilgiyle arzuladığını gören kişi - evet, o sükuneti seçer ve dünyasını kendi benliğinden ortaya çıkarır, ayrıca bir insan olduğu için de mutluluk duyar. Böylece bu kişi o kadar kısıtlanmış olduğu halde yüreğinde daima özgürlüğün tatlı ferahlığını bulundurur ve canı ne zaman isterse bu zindanı terk edebileceğini bilir.
…ayrıca sefil işlerini,hatta ihtiraslarını şaşaalı başlıklarla sunup,bunları insanlığı refaha ve esenliğe kavuşturacak dev çalışmalar olarak insan soyunun hesabına yazdıran insanlar da mutludur.
Mimar istese de istemese de bakarsınız ki başından sonuna kadar o ilhamın esiri olur.O ilham da belki,o kadar fazla fonksiyonel değildir,onu da itiraf etmez mimar.Fakat hakikat budur.