"Ben sevmek istiyorum. Böyle birine baktığımda, çizgi filmlerdeki gibi arkasında bir ışık kümesi belirsin, gözümü alsın istiyorum.
Böyle nasıl desem? Görmek için, sesini duymak için can atayım istiyorum.
Yanlışlıkla bile olsa eli elime değdiğinde, kalbim çarpsın istiyorum.
Yanındayken gözümü bile kırpmadan onu izleyeyim, tüm yüz hatlarını ezberleyeyim. Ezberleyeyim ki tek başıma uyuduğum gecelerde, gözümü kapatır kapatmaz yüzünü göreyim istiyorum.
Kokusunu içime öyle doyasıya çekeyim ki aldığım her nefeste hissedeyim. Sonra burnum sızlasın istiyorum.
Yüzüne dokunayım. Parmak uçlarım alev alsın istiyorum.
Öyle bir yazayım ki onu, öyle dizeler dökeyim ki onu anlatan; Nazım’ın kemikleri sızlasın mezarında utançtan.
Birini özümseyeyim istiyorum. Vücuduna dokunduğumda, kendi tenimde hissedeyim ellerimi.
Sesine aşık olayım. Adımı her söylediğinde mutluluktan gözlerim dolsun istiyorum.
O kadar iyi tanıyayım ki birini, hediye almak için saatlerce dolaşmam gerekmesin mesela.
Birini o kadar anlayayım ki, onu yanlış anlayacağımdan hiçbir zaman korkmasın istiyorum.
Birini öyle güçlü hissettireyim ki, omuzları hiçbir zaman düşmesin istiyorum.
Birini öyle güzel seveyim ki tüm sevilmemişliğini unutsun istiyorum. Ve hatta utansın kimseyi bu kadar sevemeyişinden.
Ben biri beni sevsin istemiyorum.
Ben sadece sevmek istiyorum.