“Küçük Prens’le ilgili konuşmak ya da yazmak çok zor. Onu anlatmak için kurduğum her cümle suçluluk yaratıyor, bende. Ne yaparsam yapayım, hak ettiği değeri veremediğimi düşünüyorum. Her sanat eseri, kelimelerle anlatılamayacak bir alan kaplar insanda. Bu alanın büyüklüğü eserin de büyüklüğüdür. Küçük Prens’te bu alan, bir çöl kadar büyük. Kitap, sanki anımsanan bir koku. Hayatınızın bir dönemlerinde hissettiklerinize işaret ediyor. Ama bunu kimseye anlatamazsınız, anlatsanız da kimse anlamaz. Bir yazar olsaydım belki şansım daha yüksek olurdu.”