Buraya ilk geldiğimde onlar ilahi lordlardı.
Halkları, sarayları yöneten. Onları koruyan. Onlara güven veren.
Güçlü, yenilmez, karşı konulamaz.
Korkusuz olan ama en çok korkulanlardı.
Onları tanıdıkça aslında ne kadar korktuklarını gördüm.
Ne kadar yalnız kaldıklarını.
Ne kadar sevgiye aç olduklarını
Onlar ilahi lordlar ama aslında hepsi küçük birer çocuklar.
Ateş lordu ya da benden daha bilinmez olan bu Gece Yarısı ile kutsanmış adam, size yalanın daha cazip geleceği bir dürüstlük vaat ediyordu. Tıpkı bu balkon gibi, koruyucu duvarları yoktu ve bunu açıkça söylüyordu, düşebileceğini gösteriyordu.
Düşersen bu onun suçu olmuyordu.
Peki, bu gerçekten dürüstlük müydü?
Hayalbaz. Daren bu kelimenin beden bulmuş haliydi.
'Yumuşacık bir kalbi olan, sarı renge aşık, bayıltıcı derecede tatlı bir kız bir şekilde içimdeki boşluğu doldurmuştu. Ve ben onun benden uzakta olma düşüncesini bile kaldıramaz hale gelmiştim'
Sayfa 522 - MARTI YAYINLARI, MADE SERİES·Kitabı okudu